Skip to content
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size blue color orange color green color

Uzungöl Web Sitesi

ANASAYFA arrow FIKRALAR

FIKRALAR

Fıkra gönder


salih aygün    31 Temmuz 2007 09:29
Temel Babasının bir oğludur.
Evlenme çağı gelmiştir.babası temeli evlendirir.Ne varki üç ay sonra Temel askere
Gider.
Hanımını merak eder fakat babasından çekindiği için hanımına mektup yazamaz.
Hanımının hamile olup olmadığını merak eden Temel düşünür taşınır babasına mektup yazmaya karar verir.
Mektubu yazmaya başlar.Babasına hal hatır sorduktan sonra aile efradından sorar selam söyler.
Mektubu bitirir.Sonuna bir dörtlük yazar.

Ey mektubum git da gel
İyi haber al da gel
Bir iken iki olduk
Üç olduk mu sorda gel.

Der ve mektubu babasına gönderir.

Babası mektubu okur ve oğlunun mesajını alır.
Mektuba cevap yazar.Hal hatır sorduktan sonra O da oğlu gibi
mektubun sonuna bir dörtlük yazar.

Bu mektup güzel mektup
Böyle mektup gene yaz.
Tohumlar cürük çıktı
Seneye gel yine kaz.

Der ve mektubu oğluna gönderir.

HASAN    25 Temmuz 2007 10:51
TEMEL ILE FADIME'NIN CANI SIKILIR VE TEMEL FADIME'YE SÖYLE DER:GEL SENINLE BIR OYUN OYNAYALIM.BEN TAVANA CIKAYIM BIRI GELIP BENI SORARSA TEMEL ISTANBULA'A GITTI DERSIN.5 DAKIKA SONRA KAPI CALAR VE DURSUN GELIR.FADIME'YE SORAR TEMEL NERDE?ISTANBUL'A GITTI DER.GEL OZAMAN FIRSATTAN ISTIFADE SENINLE SU YARIM KALAN ISI BITIRELIM DER VE FADIME'NIN OMUZLARINA ZIPLAR.TEMEL OLUP BITENLERI TAVAN'DAN IZLER VE SÖYLE DER:ULA DURSUN SEN YAT KALK DUA ET'KI ISTANBULDAYIM YOKSA SENI DOGDUGUNA PISMAN EDERDIM..........

kübra    26 Haziran 2007 18:14
eskiden soroşlu bir adam bir kol saati almış.ozamanlardada kimsede kol saati yokmuş.adam herhangi birinini yanından geçince hep elini havaya kaldırıp saate öküz trene bakar gibi bakarmışş. ib gün kahvede otururuke yine aynı hareketleri yapıyormuş adamın biri yanına gelip saati sormuş.adam boğazını temizleyerek ve ağzını yana açarak şu yanıtı vermiş;
1443 :grin :grin :grin

kübra    26 Haziran 2007 18:07
Eskilerden taşkıran beldemizde oturan Şakire diye bi teyzemiz varmış.kocası camii hocsıymış. Bir gün Şakire teyzemiz pilavı ocakta açık unutup ormana odun kesmeye gitmiş. Pilav yanmış tutuşmuş artık ezan saati yaklaştı hoca minareye çıktı ve pilav kokusunu alıyor kendi evinden geldiğini anlıyor. Mikrofonu açıp şöyle demiş;
-allahuekber allahuekber e Şakire do pilav e suhniyennn diye bağırmışş.. :grin (rumca bilenler anlar)

Mehmet Ali AYGÜN    22 Haziran 2007 16:38
:grin
Akıl hastanesinde bir gün bir hasta bakıcıyı yanına çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman geçtikten sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu sefer hasta bakıcıyı tokatlar."Bakıcı ne oluyor?" der. Hasta cevap verir. "Şişeleri getirdim abi".

Mehmet Ali AYGÜN    22 Haziran 2007 16:36
:roll
İki arkadaş hem içiyor, hem de karılarından yakınıyordu. Biri -"Ben" dedi, "Evliliğimizin ilk senelerinde işten eve dönünce karımı kucaklar, nefesi kesilene kadar kollarımda sıkardım."
Diğeri içini çekerek sordu "Ya şimdi?"
-Şimdi mi? Daha fazla sıkmadığım için pişmanım!..

Mehmet Ali AYGÜN    22 Haziran 2007 16:26
:roll
Mehmet ile Handan öğrenci olup, aynı evi paylaşmaktadırlar.
Bir gün Handan ve Mehmet, Mehmetin annesini yemeğe davet ederler,
Mehmetin annesi akşam yemeği süresince
Handanı uzun uzun süzer ve Aslında Handanın çok alımlı ve güzel
Bir kız olduğunu, acaba aralarında ev arkadaşlığından daha ileri boyutta bir ilişkinin mevcut olup,olmadığını merak eder. Aklını okumuşcasına Mehmet annesine der ki: Ne düşündüğünü biliyorum ama emin ol ki sadece ev arkadaşıyız, ötesi yok.
Akşam yemeğinden sonra Mehmetin annesi evine döner.
Aradan bir iki gün sonra Handan der ki: Mehmet, annen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesini bulamıyorum.
Mehmet yanıtlar: Annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum ama ben yine de kendisine bir mektup yazayım. Oturur ve yazar:
Anneciğim,
Gümüş çorba kasesini sen aldın demiyorum, ama almadın da demiyorum.
Fakat konu şu ki: Sen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesi kayıp.
Sevgiler oğlun Mehmet.


Bir hafta sonra Mehmetin annesinden mektup gelir: Sevgili oğlum: Handanla yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da demiyorum. Fakat konu şu ki: Handan kendi yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba kasesini çoktan bulmuş olurdu. Sevgiler annen.

HASAN    11 Haziran 2007 20:01
TEMEL KAHVEDE OTURURKEN ARKADASI BIR TELASLA ICERI GIRIP..ULA TEMEL DURSUN ILE FADIMEYI SIZIN TARLADA SEVISIRKEN GÖRDÜM.TEMEL VERUN BAKAYUM SU DÜRBINUMI BIDA BEN BAKAYM VE SÖYLE DER!HA USAKLAR ORASU BENUM TARLA DEGILDURKI.........

havva    10 Haziran 2007 20:07
bi adam varmış yolda yürüyomuş birden önüne bir kel çıkmış sonra ona ben senin perinim demiş ve adm ÖLMÜŞŞŞŞŞ!!!!!!
HA HA HA :)

havva    10 Haziran 2007 20:06
:upset


102
adet fıkra bulunmaktadır
« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 »