Skip to content
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size blue color orange color green color

Uzungöl Web Sitesi

ANASAYFA arrow FIKRALAR

FIKRALAR

Fıkra gönder


ofli    29 Kasım 2007 12:36
asker olan temeli komutanı çagırıp sorar islamın şartı kaç?temel cvp verir 40 komutan basti ona dayagı agzı burnu kan içinde çıktı odasından onu gören dursun yanına gelir konuyu sorar temelde anlatır durumu.dursun der hemen git komutanım özürdilerim islamın şartı 5 tirde elini öp deyince temel atılır..oglum manyakmisun adam 40 ı kabul etmi 5 nasi kabul etsun :grin

ofli    29 Kasım 2007 12:22
temele sorarlar laz olmasaydın ne olurdun? çok mahçup olurdum

İsmail    16 Ekim 2007 06:18
Temel ve Sevgilileri

Temel in 3 tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen, biri doktor, biri de santralcidir.
Fakat ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadasi sorar "Niye
ögretmen de digerleri degil?" diye. Temel de ona döner:
-Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarin gel" der, santralci de "su an
mesgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Hadi bir daha
tekrarliyalim... :grin

Dursun EROĞLU    02 Ekim 2007 08:09
ERZURUMLU
Erzurumlu harmanını kaldırmış, ekinini kurutuyormuş. Öğleden sonra
gökyüzü kararmaya başlamış..
'Allah'ım, ne olirsen ekinim gurumadan yagmurini yagdirma! '
'Allah'ım, birkaç gün daha yagmurini yagdirma, ne olirsen' diye
dualar edip durmuş.
Ekini kurudu kuruyacak. Akşam üzeri, son yarım saatte bir yağmur bir
boran.
Tüm ekini çürümüş.
O hırsla eve gelmiş, Bir de bakmış ki; eşeği de yıldırım çarpmış. Bu
olay Erzurumlunun içine oturmuş ama bir şey de yapamamış.
Zaman geçmiş, Ramazan ayı gelmiş. İlk gün niyetlenmiş Erzurumlu.
İftara tam yarım saat kala, bir sigara çıkartıp yakmış. İlk nefesini
şöyle bir güzelce çekmiş ve gökyüzüne bakarak üflemiş.
'Nasil? illet oliysen şimdi degil mi?' demiş ve eklemiş:
'Ölen eşşegi de gurbana saymazsam şerefsizim... :grin

lokman zengin    30 Eylül 2007 00:31
temel yeni ehliyet almıs yolda gidiyormus. dümdüz yolda giderken yolun ortasındaki bir direğe çarpmış,araçta sıkısıp kalmış
herkes başına toplanmış,trafik poliside gelmiş:
-beyefendi nasılsınız,iyimisiniz?
-iyiyim iyiyim
-ozaman isminizi söyleyin de durumunuzu karınıza haber verelim
-gerek yok karim ismimi pilur..

Dursun EROĞLU    27 Eylül 2007 07:08
Temel, Idris ve Oruç kahvede oturmuslar, hepsi de en
inatçi olanin
kendisi oldugunu iddia ediyorlar.
Idris en inatçi benim demis. Geçen kis
eve biraz geç kaldim. Lapa lapa kar yagiyor, hava da
kararmisti.
Kapiyiyi çaldim. Hatice içerden "Kim o ? " diye

seslendi. Bilmiyor mu o

benden baska kimsenin gelmeyecegini. Sabaha kadar
ben kapiyi
çaldim. O "kim o?" dedi. Inadimdan sesimi
çikarmadim.
Oruç atilmis. O da bir sey mi ? Disim agriyordu,
disçiye gittim. Su
agriyan disimi çekiver dedim. Disçi hangisi diye
sordu. O kadar
okumussun. Disçi olmussun sen bilmeyeceksin de ben
mi bilecegim dedim.
Bir disimi çekti. Sordu " Bu mu ?"
- hayir. Ikinci disimi çekti sordu " Bu mu ?"
Inadimdan söylemedim.
Ancak 7. disten sonra bulabildi.
Temel gülmüs. Ikinizde inatçisiniz, biliyorum ama
benim kadar
olamazsiniz . Fadimeyle evlendigimiz gece "Basim
agriyor, canim
istemiyor" diye bir sürü bahane uydurdu. Beraber
olamadik. Ondan sonra
da kendisi istedi ama, inadimdan ogün bugündür ben
yapmiyorum.
Oruç'la Idris birlikte atilmislar :
-Atma be Temel. 17 yasindaki Ayse ile 14'ündeki
Dursun kimden ?
- Valla inadimdan onu da sormadim.


Herkese Selam. :
:grin

Dursun EROĞLU    26 Eylül 2007 10:28
>Zamanın birinde Erzurum'dan bir grup insan hacca gitmek için yola çıkmışlar. Van'a gelmişler.
> >Van'ın bir köyünde konaklamaya karar vermişler.
> >O köyün de imamı yokmuş.Köylüler aralarında konuşmuşlar ve Erzurum'dan çıkıp hacca giden bu topluluktan birini imam yapmaya karar vermişler.
> >Bu insanlar hacca gidiyorlarsa boş insan değillerdir diye düşünmüşler.
> >Nitekim tekliflerini içlerinden birisi kabul etmiş. Her yıl 400 koyun verilecekmiş imama.
> >Adam hacca gidip masraf yapacağıma burada kalıp yalandan imamlık yapar ve her yıl 400 koyun sahibi olurum diyerek işe başlamış.
> >Köylü camide toplanmış namaz kılınacak. Sayın imam başlamış namazı kıldırmaya :
> >Erzurum'dan çıktım yola Van'da verdim mola 400 koyun verdiler bana, Allahuekber...
> >Bu günlerce aynı biçimde devam etmiş. Köylü bu işe biraz şaşırmış ve konuşmuşlar aralarında :
> >Daha önceki imam mı yanlış kıldırıyordu, yeni imam mi yanlış
> >kıldırıyor? Bunu gidip Müftüye soralım.
> >Sayın müftü has Trabzon'lu
> >Müftüye gelen halk her şeyi anlatmış. Müftü köylüye dönerek :
> >Siz şimdi hiç imama çaktırmadan köyünüze dönün ve namaz vakti camide toplanın ben de namaza geleceğim, diye emir verir.
> > Herkes köyüne döner ve namaz vakti cemaat camide toplanır. Tabi ki Sayın müftüde camidedir. İmam namazı kıldırmaya başlar.
> > Birinci rekat :
> >Erzurum'dan çıktım yola, Van'da verdim mola, 400 koyun verdiler bana, Allahuekber... der hoca.
> > Arkadan "öhö.. öhö!.." şeklinde bir ses duyulur. İmam yakalandım herhalde diye korkmaya başlar.
> > İkinci rekatta sözlerinde biraz değişiklik yapar :
> >Erzurum'dan çıktım yola, Van'da verdim mola, 400 Koyun verdiler bana,yarısı sana yarısı bana... Allahuekber...
> > Namaz bitince köylü Müftüye dönerek "İmam efendi namazı doğru mu kıldırıyor? diye sorar. Müftünün cevabı :
> > Haçen birinci rekatta biraz şaşirdi ama ikinci rekatta işi düzeltti... :grin

Dursun EROĞLU    26 Eylül 2007 10:28
>Zamanın birinde Erzurum'dan bir grup insan hacca gitmek için yola çıkmışlar. Van'a gelmişler.
> >Van'ın bir köyünde konaklamaya karar vermişler.
> >O köyün de imamı yokmuş.Köylüler aralarında konuşmuşlar ve Erzurum'dan çıkıp hacca giden bu topluluktan birini imam yapmaya karar vermişler.
> >Bu insanlar hacca gidiyorlarsa boş insan değillerdir diye düşünmüşler.
> >Nitekim tekliflerini içlerinden birisi kabul etmiş. Her yıl 400 koyun verilecekmiş imama.
> >Adam hacca gidip masraf yapacağıma burada kalıp yalandan imamlık yapar ve her yıl 400 koyun sahibi olurum diyerek işe başlamış.
> >Köylü camide toplanmış namaz kılınacak. Sayın imam başlamış namazı kıldırmaya :
> >Erzurum'dan çıktım yola Van'da verdim mola 400 koyun verdiler bana, Allahuekber...
> >Bu günlerce aynı biçimde devam etmiş. Köylü bu işe biraz şaşırmış ve konuşmuşlar aralarında :
> >Daha önceki imam mı yanlış kıldırıyordu, yeni imam mi yanlış
> >kıldırıyor? Bunu gidip Müftüye soralım.
> >Sayın müftü has Trabzon'lu
> >Müftüye gelen halk her şeyi anlatmış. Müftü köylüye dönerek :
> >Siz şimdi hiç imama çaktırmadan köyünüze dönün ve namaz vakti camide toplanın ben de namaza geleceğim, diye emir verir.
> > Herkes köyüne döner ve namaz vakti cemaat camide toplanır. Tabi ki Sayın müftüde camidedir. İmam namazı kıldırmaya başlar.
> > Birinci rekat :
> >Erzurum'dan çıktım yola, Van'da verdim mola, 400 koyun verdiler bana, Allahuekber... der hoca.
> > Arkadan "öhö.. öhö!.." şeklinde bir ses duyulur. İmam yakalandım herhalde diye korkmaya başlar.
> > İkinci rekatta sözlerinde biraz değişiklik yapar :
> >Erzurum'dan çıktım yola, Van'da verdim mola, 400 Koyun verdiler bana,yarısı sana yarısı bana... Allahuekber...
> > Namaz bitince köylü Müftüye dönerek "İmam efendi namazı doğru mu kıldırıyor? diye sorar. Müftünün cevabı :
> > Haçen birinci rekatta biraz şaşirdi ama ikinci rekatta işi düzeltti... :grin

Hilmi Kızıltay    23 Eylül 2007 14:11
Amerikaya giden temel hiçbir iş bulamaz. Öylesine aylak aylak gezerken bir ilana gözü takılır. İlanda ajan olarak çalıştırılmak üzere eleman arandığını yazıyordu. Temel de ilanın yazdığı yere gider; ama bir testten sonra ancak işe kabul edilebileceği söylendi. Temel de kabul etti. Bir yere götürdüler orada biri İngiliz ve biri alman iki kişi daha bulunuyordu. Görevli üçüne dönerek konuşmaya başlamış: içerisinde sadece bir boş çuval olan şu boş odaya girip saklanacaksınız. Ve İngiliz e sen gir demiş. İngiliz içeri girip çuvalın içine girmiş. Gelen başka bir görevli ise çuvalı tekmelemeye başlar. Adam çuvalı tekmeledikçe çuvalın içindeki İngiliz miyav diye ses vermiş. Ona tamam denildi çıktı. Alman girmiş odaya oda çuvala girmiş çuvalı tekmelenince ada hav hav diye karşılık vermiş. Onada tamam denildi çıktı. Sıra bizim temele gelmiş odaya girmiş, çuvalın içine iyice sinmiş. Görevli geldi çuvalı sürekli tekmeliyor ses yok görevli yorulmuş tam giderken çuvaldan ses gelmiş. PATATES LAN PATATESs

Hilmi Kızıltay    23 Eylül 2007 14:09
Dört Karadenizli ava çıkmaya karar verir. Yanlarına avcılıkla meşhur temeli de alıp giderler. Fazla gitmeden küçük bir delik görürler; Temel hemen bağırır:
*Uşaklar hemen yatın bu bir tavşan deliği biraz sonra çıkar, çıkınca hemen vurun oni.
Hak ketten biraz sonra bir tavşan çıkar ve vururlar. Devam ederler fazla gitmeden başka bir delik. Temel:
*Uşaklar yatın bu bir Tilki deliği biraz sonra çıkar. Çıkınca vurun.
Bir süre sonra tilki çıkar onu da vururlar.
Avın tadını alan kafadarlar ava devam etmeye kararlılar. Biraz daha yol alırlar bir delik daha. Temel : *Uşaklar yatın bu büyük bir ayının inine benziyor. Çıkınca hep beraber ateş ederek vurun oni.
Fazla bir zaman geçmeden ayı çıkar. Onu da vururlar. Bu iş çok hoşlarına gitmeye başladı. Devam...
Biraz daha gittikten sonra çok büyük bir delik görürler. Herkes temele bakar. Temel duraksar. Sonra *Uşaklar yatın. Ne çıkacağını bilmiyorum; ama büyük bir şeye benziyor. Çıkınca hep beraber ateş ederek vurun oni.
Ertesi gün: Bütün gazetelerin başlıkları: Karadenizde beş avcı trenin altında kalarak öldü&


102
adet fıkra bulunmaktadır
« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 »