Skip to content
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size blue color orange color green color

ANASAYFA arrow KÜLTÜR > arrow Rumca gerçeği - Uzungöl
Rumca gerçeği - Uzungöl Yazdır E-posta
Yazar Mustafa ÖZTÜRK   

Rumca gerçeği ve sayılar


Değişik din, dil, ırk ve kültürlerle harmanlaşmadan devletlerin veya milletlerin büyümesi imkânsızdır. Bu büyümede olması gereken, milli değerlerini terk ve yabancı kültüre teslim olmak değil; bu farklı unsurları kendi  kültür havuzunun içine eritilebilmektir. Milletin temel direği ve hayat kaynağı dildir. Dilin tarihi ile milletin kaderi arasında çok zaman paralellik vardır. Dilin yozlaşması, akabinde milletin ve milliyetin yozlaşmasını getirir. Dilin oluşumunun önceliklerinden ve temellerinden biri de sayılardır. Dolayısıyla kendine ait sayı dili olmayanın tarihte milliyeti de olmamıştır. Bir toplumda dil, din ve diğer değerlerin hepsi değişmesine rağmen eğer sayıları değişmemişse, o toplum yeni anlayışa henüz tam teslim değildir. Tarih boyunca değişik sebeplere bağlı olarak çok toplumlarda milliyetler değişiyor, dil değişiyor, din değişiyor ama sayılar kolay kolay değişmiyor veya çok zor değişiyor. Çünkü kişi, kurum ve kuruluşlar yaşantılarının her kesiminde en çok sayılara ihtiyaç duyarlar ve sayıları kullanmak zorunda kalırlar. En çok kullanılanlar da en zor değişendir veya değişmezdir.


Rumca gerçeği
50 sene öncesi Çaykara’nın dağ köylerindeki geleneklerin ve diğer değerlerin çoğu, 300-500 sene öncesiyle çok paralellik arz ederdi. Çünkü küçük, dar ve kapalı bir toplumda, dünyadan adeta tecrit olmuş bir yerde, 300-500 yılda büyük kültür değişimini beklemek imkânsız denilecek kadar zordur. Bir çok geleneğini koruyacağı gibi, dilindeki sayıları unutması da asla mümkün değildir. Anadolu’da bin yılın çok öncesinde olan etnik diller günümüz gelebilmiştir ve hatta lehçe farklılıklarına rağmen varlıklarını devam ettirebilmişlerdir. Yapılan araştırmalarda 40-50 sene öncesinde, Trabzon yöresinde hiç Türkçe bilmeyen ve yalnız Rumca konuşan yaşlı ninelerimiz veya dedelerimiz vardı.Bunlar, Rumca sayıları bilmezlerdi. Hatta Rumca haftanın günleri o günden bu güne kadar gizemliliğini korumaktadır. 


Rumca sayılar
Enan:1, dio:2,  triya:3, desera:4, benda 5... Bitti.... İlerisini belirtmeğe gerek yok  çünkü beşten yukarısı Türkçe sayılardır! Bu durum yalnızca  çaykarada değil, Rumca konuşan bütün köylerde yanılmıyorsam aynıdır.Rumca sayılar ve haftanın günleri halk için meçhuldür. Küçük bir coğrafi parçada Rumca, ilçeden ilçeye ve yakın köyler arasında çok farklılık gösterdiği gibi konuşulan lehçe, gelenek ve folklorda bariz ayrılıklar görülür. Bu durum bir çok tarihçinin tezini doğrulamaktadır. O da farklılığın farklı boylara ve kültürlere dayanmasından, daha doğrusu Yunanlı olunmayışından kaynaklanmasıdır. Rumca konuşulan yerlerde Rumca sayıların bilinmemesi yalnız Türkçe sayıları kullanılması, yörenin kimliği hakkında kesin sonucu belirlemektedir ve o da Türk kimliğidir. 

Ne mutlu Türküm Diyene


Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 17581

Yorumlar (14)
16-04-2007 07:58
Rumca gerçeği
Sevgili ağabimsizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum. 
 
Yöremiz Allah'a şükürler olsun Dünya'nın her tarafına yetişmiş insan gönderebilmiştir. 
 
Çok değerli insanlarda yetiştirmiştir. 
 
Fakat hala kökenimizin rumlardan veya Yunanistan'dan geldiğini düşünen insanlar vardır. 
 
Ferdi planda böyle düşünen olabilir.Genel olarak böyle düşünülmesini ben şahsen anlayamıyorum. 
 
Bunun bana göre çok değişik sebepleri vardır.En bariz örneği sizin verdiğiniz misalde görülmektedir. 
 
Diğer bir örnek ise,neden bizim konuştuğumuz dil (kelime olrak diyorun)mesela yunanistan'da ki rumca ile uyum sağlamıyor.Veya bizim yörede buna benzer dili kullanan dar bölgelerde birbirine uyum görülmüyor.Eğer kök aynı olsaydı bu uyum mutlaka görülmeliydi. 
 
Ben sizin ortaya koyduğunuz bu gerçeğin daha derinlemesine araştırılması taraftarıyım. Bu vazifede bizlere düşüyor.Şimdiden kolları sıvayalım. 
Tarihimiz çok zengin.Fazla zahmete gerek yok. 
 
Başarı dileklerimle selamlar.. 
 
Salih AYGÜN 
 
Yazan malbetli
22-04-2007 18:37
Rumca gerçeği
öncelikle yapılmıs olan bu yorumlar ıcın sahıplerıne cok tesekkur ederim.. cunku eger rahatsızlık duyulan bır konu varsa bunun tek çözümü bu meseleyı enıne boyuna ,tum yonlerıyle arastırmak ve tartısmaktır.. kacarak hıç bır sey elde edılemeyecegi aşikardır.. maleesef bizler yıllarca bu konudan kaçmış veya bu konuyu konuşmaktan mahrum edılmişizdir.. örnek verecek olursak; hemen hemen hepımız hayatımızda bir kez şu soruyu sormusuzdur " acaba biz rummuyuz?".. ama bu soruyu sadece sormakla yetınmek zorunda kalmısızdır.. aramızda ıllakı daha cesaretlı olup bu soruyu nenelerıne veya dedılerıne soranlar vardır.. ama onların aldıgı cevapta çogunlukla su olmustur: "suss!! e gavurobulin doles esi emis muslüman ımes.. alomıyan thena akugo hayıtıka.." ve bu sekılde bu olay bu gunlere kadar gelmiştir.. 
degişen dünyayla birlikte artık bu sorular daha kolaya cevap bulmaya başladı.. o donemlerde nenelerımızın dedelerımızın bu şekilde cevap vermesını ben bir savunma mekanizması olarak degerlendırıyorum.. cunku agzından cıkacak tek soz bızım ıcın cok farklı bır anlam tasayabılır ve bunun bır sonucu olarakta toplum ıcerısınde cok farklı yaptırım, dışlanma vb. durumlarla karşilasabilirdik.. bunları belırttıkten sora asıl bahsetmek ve cevaap vermek ıstedıgım yazlılara gecmek ıstıyorum.. 
sayın mustafa öztürk yazısında sayılarla ılgılı bır takım yorumlar yapmıs.. öncelıkle su konuda ona katılmadıgımı belrtmek istıyorum.. bir milletin kökenini sayılara gore tanımlamak ne kadar dogrudur.. elbette bu bır krıterdır ama tek basına yeterlı degıldir.. bır mılletın ethnık kokenı dil, kultur, yasam tarzı belırler.. sadece sayılardan yola cıkarak varmıs oldugunuz bu sonuca acıkca katılmıyorum.. ve burada sunu mutlaka belırtmek ıstıyorum.. Evet hepımızın bıldıgı sayılar 5 e kadar gerısı turkce.. ve gun ısımlerıde bılınmemektedır.. ama burada atladıgınız cok onemlı bır nokta var.. bu bolgede yasayan rumlarda sadece 5 e kadar rumca sayıları bılıyor ve gun ısımlerını turkce olarak bılıyorlerdı.. hıcbır rum(karadenızde yasayanlardan bahsedıyorum) 5ten sora sayıyı saymayı ve gun ısımlerını bılmez.. bunu arastırırsanız boyle oldugunu cok kolay bır sekılde gorebılırsınız.. burada sayın salıh aygunun yazısında yazdıgı yunanıstanda konusulan dılle uyum yok noktasınada degınmek ıstıyorum.. 
bu konuyu degerlendırmeden once bır kac seyı belırtmek ve daha sora yorum yapmak ıstıyorum.. yunanıstanda su an konusulan dıl modern yunancadır(ellenıka). ancak bızım konustugumuz dıl ıse en eskı antık yunancadır... bunu su sekılde orneklıyebılırız orta asya turkcesı ve gunumuz turkıye turkcesı arasındakı fark gıbı.. bız orta asyada konusulan dılın tamamını anlayamıyoruz ama onlara gore bız onların dedıklerını cok daha ıyı anlıyoruz onlar ıse bızım dedıklerımızı cok daha az anlıyorlar cunku bızım konustugumuz modern ve daha cok gelısen bır dıldır.. dıl en degısken olgudur hıc bır donemde aynı olamsı beklenemez .. 20 yıl oncesınde konusulan turkce ve bugun turkcesı cook farklıdır.. ve bızım bahsettıgımız zaman dılımı ıse 2000 yıllık bır surectır bu surecte bızım konustugumuz rumca ve yunancanın aynı olmasını beklemek ne kadar dogrudur.. ayrıca sunuda belırteyım yunanıstanda karadenızden gonderılen rumların sayısı bugun ıtıbarıyla yaklasık bır mılyon kadardır ve bunların bır cogu rumcayı bılır ve onların konustugu rumca kı onlar bu dıle pontıaka der bızım konustugumuz romeyıka ıle hemen hemen tamamen aynıdrı cok ufak farklar vardır.. 
ama az oncede belırttıgım gıbı yunaca ıle karıstırmayalım gercı modern yunancada antık yunancanın gelısmesıyle olmustur. bu dılı anlamamamızın sebebı ıse belırttıgım gıbı dıl gelısen bır olgudur ama bız bu degısımve gelısımın dısında kalmısızdır.. ayrıca yunanıstandakı herhangı bır bızım konustuklarımızın bır cogunu anlayabılrken bız belkı arda bır kac kelıme yakalayabılıyoruzz. ıste bunun sebebı budur ... bız en eskı yunancayı bılıyoruz.. 
yunanıstanda bızzat bulundugum orada yasayan ınsanlarla buradan gonderılen rumlarla ve pontıakayı bılen ınsanları tanıdıgım ıcın bu kadar kesın degerlendırmelerde bulunuyorum.. yanı sayın salıh aygune sonu soylemek ıstıyorum yunanıstanda tam olarak senın gıbı rumca konusanlar var.. ve onlar bu bolgeden gonderılen rumlar .. ve sayın mustafa ozturkun yazısında bahsettıgı sayılar konusunda yapmıs oldugum degerlendırmede bu gorduklerımden ve arastırmalarımdan dolayıdır.. 
son olarak sunu belırtnek ıstıyorum yazımızın basındada belırttıgım gıbı bır sorunun cozume kavusmasının tek yolu arastırmak ve tartısmaktır.. ayrıca hıc kımsenın dusunce ozgurlugunun kısıtlanmasına katılmıyorum sayın salıh aygun demıskı ınsanlarımızın ru kokenlı oldugunu dusunmelerını anlayamıyorum.. bende sızın bu kanıya varmanızı anlayamıyorum.. bakın bu kadar gozu kapalı olamayalım sızde dıyorsunuz kı yıllarca rumca konusuldu bu bulgede.. bu bolgede yıllarca rumlarla beraber yasanıldı.. o zaman bunu sorgulamak cok dogaldır..ama önyargısız bır sekılde tamamen gerceklerden yola cıkarak.. kımsenın menfaatlerı ıcın deıl.. sadece gerceklerı gormek adına.. 
saygılarımla  
ömer sezgin
Yazan oniro_61
19-01-2008 21:22
Rumca gerçeği
rumca ile alakalı bir kaynağınız söz konusumu sözlük ve benzeri merak ediyorum acaba hangi sözler dilimize girmiş  
ilgilenirseniz sevinirim şimdiden teşekkür ederim....
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
22-01-2008 10:19
Rumca gerçeği
Bence Çaykara ve yöresinde kullanılan rumcanın %20 Latincedir. bunun yanında pomakça (Bulgarca)bazı isimler var bunun yanında lazca ve gürcüce bulunmaktadır. benim bu durumda yaptığım araştırmada yunanca azdır. Rumca Yunancadan farklı bir dil eses yunanlılar Elenika dili konuşurlar.Bizim rumcadan apayrı bir dil bazı isimler değişiyor bazılarıda tutuyar. Bunların sözlüğüne rastlanmamıştır. Eskidan arap harfleri kullanılıyordu her dile uyma olasılığı vardı latin alfabesinde harflerin çıkışları değişik olduğundan ifadelede uyum yoktur. Bu itibarla sana yardımcı az olur derme toplama bir dil ancak bu kadar olun yardımcı olduysam ne mutlu
Yazan mehmet akyüz
06-05-2008 19:19
HAKKINDA
DEĞERLİ KARDEŞLERİM MİSAK-I MİLLİ SINIRLARINDA BULUNAN HERKARIŞ TOPRAK TÜRK TOPRAĞI VE TÜRK İNSANIDIR. NE YAZIK Kİ MSAK-I MİLLİ SINIRLARI İÇERİSİNDE YER ALAN FAKAT ÜLKEMİZ SINIRLARINDA YER ALMAYAN YERLERDE VAR AMA ONLARDA BU VATANIN EVLATLARI VE O YERLERDE TÜRK TOPRAĞIDIR. HER KARIŞI ŞEHİT KANLARIYLA SULANMIŞ VE SULANMAKTA OLAN BU VATANI ETNİK KÖKEN OLARAK AYIRMAK DIŞ GÜÇLERİN İSTEĞİDİR YAZARIN KALEMİNE SAĞLIK NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
12-05-2008 17:08
Rumca bizim zenginliğimizdir
Rumca yazılar ve yorumlar sadece bu sitede değil daha başka sitelerde de rastladığım bir şey,herkesin kendine göre yaklaşımı olduğu açık ama bana göre asıl gerçeğin bize kattığı zenginlik nerden geldiğini elbette bende merak etmekteyim çeşitli yorumlar var ama bu yorumların en mantıklısıda dağ köylerinde kalmış olan son rum toplum parçaçıklarından bize ulaşmış olan yada bizim onlarla olan iletişimimiz sonucu onlardan kazandığımız bir zenginlik ben ne olduğum kim olduğum konusunu bile tartışmam çunku biz toplum olarak gecmişimizi iyi bilen bireyleriz.Zenginlikle ilgili eklemek istediğim şeyde şu adalara yada bodruma gidipde o yunanlılarla tam olmasada yarım yamalakda olsa onlarla anlaşabiliyor olmak beni mutlu ediyor.:)
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
06-06-2008 21:10
Rumca bizim zenginliğimizdir
Sevgili dostlar, 
Hangi dili konuştuğumuz,hangi inanca sahip olduğumuz önemli değil.Önemli olan insanları sevmek,hayatı sevmektir.Mustafa abimizin yazdıklarına katılmamak elde değil.Sizleri sevgiyle selamlıyorum.
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
25-06-2008 02:22
RUMCA
İlk olarak site adminine bu yazıyı(her ne kadar orijinal halinden farklı olsada) yeniden yayınladığı için teşekkür etmek istiyorum ; sanırım sitede bir ara yaşanan bir problemden dolayı bu yazı kaldırılmıştı.Üzerinden bir yıl geçti ilk yazdığım yazının ancak bu süre içerisinde yazılanları okuyamadım dolayısıyla cevap yazamadım. Ancak şunu gördüm ki bu konu sitede en çok okunan konular arasında ki buda insanlarımızın bu konuda ne kadar duyarlı olduklarını ve gerçekleri görmek istediklerini gösterir. Gönül isterdiki bu konu, sadece en çok okunan konu degil aynı zamanda en çok yorum yapılan konu olsun . Herkes bu konu ile ilgili fikrini bildiklerini paylaşsın, umarım yakın zaman zarfında buda gerçekleşir. Bu bağlamda yorum yapanlarada çok teşekkür ederim. 
Öncelikle onur arkadaşımın sorusuna yanıt vererek genel olarak sorulanlara cevap vermek istiyorum. Sayın onur arkadaşımız bir sözlükten bahsetmiş. Üzülerek söylüyorumki tamamen Rumca hazırlanmış bir sözlük mevcut değildir. Ancak dilimize hangi kelimelerin girdiği konusunda ise şunu söyleyebilirim ,Türkçe kelimeler haricinde ki kelimelerin tamamı Rumca dır. 
Sayın Mehmet akyüz , dilimizin sadece %20 sinin Latince olduğunu söylemiş. İlk olarak Rumcanın veya yunacanın Latinceyle hiçbir alakası olmadığını hatırlatmak isterim. Latin kelimesi ile konumuzun uzaktan yakından alakası yoktur. Ama yinede bu kanıya varmasını sağlayan araştırmalarını bizimle paylaşmasını çok isterim. Ve son olarak ta hakan türk ün yaptığı yorum hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. Yazımda ısrarla belirtmeme rağmen sanırım yine bir ön yargı var . Arkadaşlar bu konu hakkında konuşmak misakı milliye karşı gelmek, misakı milliye aykırı bir düşünceye hizmet etmek anlamına gelmez. Biz burada sadece konusulan dilin kökenini bulmaya calısıyoruz vatanı bölmeye deil. Yıllarca herkesin alışılagelmiş şu lafı kullanmasının ne kadar saçma olduğunu görelimartık . Dış güçlerin oyunu!!! . Sormak istiyorum bu nasıl bir oyundur ve neden bu oyunu bozmak için bir sey yapmıyorsun yada bi açıklarmısın bana nedir bu oyun bunu kim oynuyor. Dış güçlerin oyunu deyip işin içinden kolayca çıkma yolunu ne zaman bırakıcaz millet olarak. Bizde bu düşünce tarzı varken dış güçlere gerek yok biz kendi kendimize yeteriz. 
Konuyu fazla dağıtmadan asıl konumuza dönmek istiyorum. Rumca ve yunanca geçen defada belirttiğim gibi asl olarak birdir. Yunanistanda konuşulan dille bizim konuştuğumuz dilin aynı olmasını beklemek çok mantıksızdır. Zira bırakın burada konuşulan dil ve yunanistanda konuşulan dilin aynı olmasını, aralarında sadece 3-5 km olan köyler arasında bile ne kadar farklılıklar vardır. Somut olarak örneklemek gerekirse şerahta ve tsuroşta yada harosta yada ogenede konuşulan Rumca %100 aynımıdır?? Kesinlikle hayır. Ki buralar iç içe sayılır. Tonyada konuşulan Rumca ise bizim çaykarada konuşulan Rumcadan bir o kadar farklıdır. O zaman yapılan yorumlardan yola çıkarak bu dillerinde birbirinden farklı olduğu sonucu çıkar.. peki ya bu doğrumudur? Sanırım bu bahsedileninde doğruluğunu kabul edecekler vardır aramızda. Onlarada şunu diyeyim vanda konuşulan Türkçe ve trabzonda konuşulan Türkçeyi bi kıyaslasınlar. 
Olayı biraz daha teknik açıdan incelersek, temel olarak şu farklılıklar mevcuttur. Tonya ve çevresinde konuşulan dil yunanistanda konuşulan Rumca ile bire bir uyum sağlamaktadır. Çaykarada konuşulan Rumca ise farklılık göstermektedir.yanlız bu noktada tekrar vurgulamak isterimki suan yunanistanda konuşulan dilden bahsetmiyorum yani nea ellenika (modern yunanca) ve pontiaka(ordaki Rumların ve bizim konuştugumuz Rumca diye bildiğimiz dil) köken olarak bir fakat tamamen aynı deildir. Pontiaka eski yunacadır (arhiya ellenika=antik yunanca). Caykarada konusulan Rumcada k harfi yoktur ama pontiakada ve yenı yunacada bu harf kullanılır. Bizde ise k yerine ç harfi kullanılır. Örnegin biz uceksero derken, pontiakada bu kiksero (tonyada da böyledir) yeni yunancada ise den ksero şeklindedir. Biz ertha çe,, derken onlar ertha ke.. derler. Bir başka farklılık az önceki örnekte olduğu gibi gelen ön eklerde ve son eklerde bir takım farklılıklar olmasıdır. Mesela biz olumsuzluk eki olarak u- kullanırken pontiakada ki-, modern Yunancada ise den- veya mi- kullanılır. Şimdi size sunu sormak istiyorum uçekseris hata, kikseris hata ve dekseris afta acaba birbirinden tamamen farklı kelimeler midir? Burada bir noktayı daha belirtmeden geçmek istemiyorum. Modern Yunancada bitmek kelimesi teliose demektir. Bizde ise bu kelime hiçbir anlam ifade etmemekle beraber bitmek eçirothen demektir ki bu kelimede Rumca yani pontiaka veya antik yunanca bilmeyen biri için hiçbir anlam ifade etmez. Oysa Antik yunancada(sadece pontiakadan deil turkiyede de birkaç üniversitede ders olarak var olan antik yunanca dan bahsediyorum) bitmek AKİRONO demektir. Ve şimdi tekrar ç k farklılığını hatırlatarak pontiakada ve tonyada bitmek kelimesinin kirono olduğunu belirtmek istiyorum. Sanırım bu kelimenin artık kökeninin ne olduğu anlaşılmıştır. Bunun gibi bizim kullanıp modern yunacada kullanılmayan bir çok kelime mevcuttur ,oysaki bu bizim kullandığımız kelimeler nasılki çok eski türkce kelimelerin günümüzde kullanılmayıp eski Türkçede var olması gibi, antik yunacada mevcuttur. Aynı şekilde bizim unutup veya hiç bilmediğimiz bir çok kelime vardir mesela potir=bardak.Örneklere devam etmek istiyorum. Konuşmak bizde bildigimiz üzere Türkçe kökenli olup ğonuşevo şeklinde kullanılmaktadır. Ancak yunanistanda(pontiakada),tonyada ,sürmenede ve ogenede kalaçevo veya sindişeno şeklinde kullanılmaktadır. Modern yunancada ise tamamen farklı olan milao konuşuyorum anlamında kullanılmaktadır. Ancak eskilerimiz sindiseno kelimesini konuşma anlamında kullanmasada Rumcaya daha çok hakim olan kadınlarımız ne konusuyosun anlamına gelen şu cümleyi kullanılar do sindişiya eftes. Ama asla uzungol ve civarında ela as sindisenume kullanılmaz bunun yerine ela as ğonuşevume denir. Birde olaya şu şekilde bakalım fiil çekimleri bizde şöyleyken gonuşevo,ğonuşevis,ğonusev,ğonusevoume,ğonusevite,gonuşevun e, yunacada isemilao,Milas,milai,miloume,milate,miloune şeklindedir. Sanırım benzerliği açık olarak görebilirsiniz. Biz egapose yada agapose derken yunacada bu sağapo şeklindedir. Bizde şimdi har yunacada ise tora veya şida olarak kullanılmaktadır . ama bu kelimelerde az önceki örnekte olduğu gibi eskilerimiz tarafında tam olarak şimdi kelimesinin karşılığı olarak kullanılmasada yakın anlamlarda kullanılarlar. Bir başka örnek ;nea yeni demektir, yazılırken nea olarak yazılan bu kelıme telaffuzda no(tam olarak bu deil ancak yazarken bu kadar yazabiliyorum) seklinde okunur,bu kelimeyi bilmemize rağmen do kathese omon nonifesa(yeni gelin)deyimini sanırım birçoğumuz biliriz . Bu örnekleri bu şekilde çoğaltmaya çalışsam sanırım bir kitap olur gönül isterki bunların tamamını yazabileyim ama bu ne yazıkki burada mümkün deil.ancak konu ile ilgili soru sormak isteyenler bana mail yoluyla ulaşabilirler. 
Yunanca gramer yapısı ve Rumca nın gramer yapısı ufak farklar dışında tamamen birebir aynıdır sadece kelime farklılıkları vardır. Rumcabilen bir kişi, 3-5 ay kısa bir sürede Yunancayı ana dili seviyesinde öğrenebilir ki bu sürede bir dili ana dil seviyesinde konusmanın mümkün olmadığını sanırım hepimiz bilmekteyiz. 
Son olarak sunu belirtmek istiyorum ki; sayın Mustafa öztürkün yaptığı hatanın aynısını yapmak niyetinde deilim . nasıl ki sadece sayılardan yola çıkılarak bir dilin kökeninin ne olduğu söylenemezse birkaç örnek kelimeylede bunu kesin olarak söylemek mantıksızlıktır. Ancak benim bu yazıyı yazmadaki amacım, az da olsa insanlarımızın ısrarla yunanca ile Rumca farklıdır demesine karşılık aslında çok farklı olarak bildiğimiz , iki farklı dil olarak ele aldığımız bu dillerin özünde bir olduğunu göstermek ve bunu kendi çabalarıyla anlamalarını sağlayabilmeleri için bir yol göstermektir. 
Tekrar tekrar belirtmem gereken son bir noktayıda vurgulayarak yazımı sonlandırmak istiyorum. Bende en az bu vatanda yaşayan birçok insan gibi Türkiye cumhuriyeti vatandaşıyım ve ülkemi en az onlar kadar seviyorum. Benim bu ülkeden başka vatanım yok ve gerektiğinde dedelerim gibi kanımın son damlasına kadar bu vatanı savunurum. Benim bu konuda yorum yapmam Rumca konusan bir birey olarak bu konu benide ilgilendirdiği için sadece insanlarımızın şu at gözlüklerini ,yıllardır onlara öğretilen lafları gevelemeyi, artık saplantı haline gelen dogmatik siyasi ideolojik düşüncelerle(ki ben bunlara ne siyasi nede başka hiçbir önem tasımayan hastalıklı düşünce diyorum) hareket etmeyi bir kenara bırakıp; bilimle akılla mantık çerçevesinde bu konuyu incelemelerini istemeden kaynaklanmaktadır.  
Sevgi ve saygılarımla 
Ömer SEZGİN 
Mail: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
26-06-2008 08:13
RUMCA
Sayın hemşeri kardeşlerim ben Çaykarada ve uzungölde konuşulan rumca tabir edilen dilin her nekadar latice %20 dediysemde belki daha fazladır lütfen Tıp terimlerini inceleyin bunların çoğu latincedir. Örneğin (Kardiyoloji, Nefroloji, golonojkopı, ve Stoma )buna benze konuşulan dilimize öneklerdir. Seygılarımla
Yazan mehmet akyüz
30-06-2008 12:53
latince
http://tr.wikipedia.org/wiki/Latince  
toplumumuzda malesef araştırmadan yorum yapma alışkanlığını aşamıyacaz gibi görünüyor.. ben bu konuda sayın mehmet akyüze biraz yardımcı olayım. yukarıda verdigim linkte latincenin ne olduğu ,latin kelimesinin ne anlama geldiği vs konularda bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz. umarım ondan sonra neyden bahsettiğimi daha iyi anlayabilirsiniz. saygılarımla
16-07-2008 19:18
latince
arkadaslar öncelikle herkese slmlar ben okşoholuyum we yaptıgım bir araştırma bizim köydeki soylarla ilgili. evet dogru bizim köyde yerleşim başlarken daha dogrusu trabzon rum imp fethedilince buraya Türk aileler yerleştirilmiş ve bu köy rumların yerleşim yeri ve bizim köyde: bayramant(Türk aile),mavrikant(rum aile),frengulant(rum aile)ve skandarant(rum aile)olmak üzere 4 soy agacı görülür yani bazılarımızın rum olma olasılıgı yüksek we mekar ettigim şey bizim konuştugumuz dil romen-germen tam olarak ama şöle bişey war hiç bir yazılı belge yoq sadece konuşma dili hiçbir eser yoq we bide hiçbir ailenin rumca bir soy adı yoq ama rumca isime rastladım mesela hernaze,muguda fln ama dil rumcada olsa dildir o artık bizim dilimiz bu dili dışlamak cook ayıp we yanlış we bu dili bizden başka konusan yoq bize mal olmuş NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
Yazan omorfos61
17-07-2008 12:04
latince
Her nedense şu Rumca gerçeği dilimize doladık bence yanlış yapıyoruz gibime geliyor ben 60 yaşında bir insanım. 55 yılımı iyi hatırlıyorum. Bizim büyüklerimiz İslam dinine bağlı devletine Türk olmaktan gurur duyan insanımız var drüst çalışkan insanlarımız var ancak bu konuştuğumuz lisan çoğu trükçe bunun yanında Rumca Bulgarca ve kısman ana terimlerinde Latince vardır ben yine Latinceye daldım ben meslek olarak ormancıyım ağaçların Latin isimleri konuştuğumuz lisana çok yakın birde tıpda aynı deyimler vardır. Ben onun için letince vardır diyorum. 50 yıl önce konuşulan dilimiz %25 yakın Türkçeleşmiştir. Çünkü çocuklarımız başka türlü konuşamıyorlar mesela Çambaşı (Anoso) Taşkıran (Çuroş) Mezire 
Ogene hatta yanımızda bulunan Kotlı aramızda çok farlar vardır. Onun için hiç önemsememek lazım kim aklına nasıl esiyorsa uydurma konuşur. Hecelerde kısaltmalar vb. bir gelenektir bu böylece senlerce gider. Lisan bilmek hangisi olursa olsun iyidir. Hele Uzungölün insanı konuşma tarzı gayet düzgün tabi bazı kişiler müstesna ta hem Türkçeyi ham romayıgayı kısaltmalarla yok ederler. Bu tür araştırmalarınız için tüm arkadaşlara teşekkür ederim. Bunun yanında memleketimiz ile ilgili bazı konularıda olsun uzak uzağa genede fikirlerimizi ortaya koyarak bir birimize yardımcı olalım. Birlikteliğimiz ve bereberliğimizi bozmiyalım. Her zaman birbirimize saygılı ve bağlı kalalım. Bizi yönetenleri uyaralım ve yardımcı olalım uzungöl ün birlik ve beraberliğini bozmıyalım bozmak isteyenleri de fırsat vermiyelim. Hepinizin gözlerinden öper tüm hemşerilerime selamlar. Allahın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. M.AKYÜZ Çatalca - İstanbul
Yazan mehmet akyüz
07-04-2009 10:05
latince
Yöremiz de konuşulan lisanın rumca değil,pontiyaka,yani romeiga olduğudur.Bu yüzten rumca için yazılanlar doğru değildir. Lisan bizanslidan bu yana yörenin hatta bölgenin alfabesiz kullanılan dilidir.Daha acık yazarsak.duyma yolu ile öğrenilen kökeni belli hıc kimsenin red edemiyeceği gerceği tüm unsurlarıyla ortaya koyan bir belge niteliğindedir.Yöre halkı yunanlı olma ıhtımali kesinlıkle yoktur.Bizanslılık ırk olarak vardır.Ama asimile olmuş müsliman türklüğü ile övünebilen eskiyi tekrar yaşamak istemiyen.hayatından memnun olan insanlarız.Herkes kendısınin ne kadar değişime uğradığını dest edebilir. Nasıl mı ? hemen yazayım . Ayaklarınızı cıplak olarak bakın vede sağ ayak parmaklarına dıkkat edin iki ile üçünçü parmak arasındaki ayrılık dığer parmakların ayrılık sırasından yarım santim ilerde ise hiç şübhe yok ki Bizans milletinden hala bağımız vardır. Ama buna yunanlılık denmez.Romeika denir.Geniş bilgi yakında yıne burada.
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
01-08-2013 20:28
Ha Rumca, Ha Latince
Değerli büyüklerim hepinize selam olsun. Uzungol.org sitesi eski bir site. Yıllar geçmiş yorumlarınızın üzerinden ve ben ancak bu başlığı şimdi gördüm ve bir şeyler yazma gereksinimi duydum. Yaşım 28 ben Abdullah ÖZEN. Uzungöl Büyük Köy Mahallesindenim. Yaptığınız yorumları görmek güzel. Birileri bu tarz konuların açılmasından rahatsız. Nedeni ise "ya bırakın biz rumuz,biz yunanız demeyi,biz türküz çok şükür" deyip geçmek isteyenlerde var.Birde "aslımız rumdur aslen,ama zamanla müslümanlığı benimseyip türkleşmiş bir milletiz şükür" diyen de bir kesim var.Kimiside "yahu ne bi anıtımız var,ne bir yazımız var, nede bir kayıt tarihimiz var...Boş verin gitsin... Kurcalamayın.. Diyor.. 
Bende de bu tarz merak olmadı değil tabiki. Sorduğumda iki yanlı konu çıkıyor ortaya. Ben ise tercihi tarihte olan konularla ve öğrenipte bildiklerimle arz etmek isterim. 
Yüce Osmanlı İmparatorluğu dönemde bildiğimiz gibi koskoca harita içerisinde bir tek göze batan yer Trabzon Rum İmparatorluğu idi. Burası da elbet fethedilecekti.. Nitekim plakamızı aldığımız o tarih ki ve o yüce insanki yıl 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet Han tarafından Trabzon fethediliyor. Osmanlında devşirme sistemi vardı. Bilmeyenler için : Devşirme Usulü ve Acemi Oğlanları 
Çeşitli hizmetlerde kullanılmak üzere Osmanlı tebaası bazı Hıristiyan çocuklarının toplanmasıdırIIMurat zamanında kanunlaştırılmıştırDevşirme kanununa göre devşirilen çocuklar önce Müslüman olur,adları Türkçe olarak değiştirilirdiBecerikli ve seviyeli olanlar saray için seçilirdi,diğerleri Türk köylerine dağıtılırdıTürk köylerine dağıtılan çocuklar Türk ailelerin yanında hizmet ederler,İslamiyeti ve Türkçeyi öğrenirler daha sonra acemi oğlanı yazılırlardı... 
Velhasıl Kelam Üstad Sultan Mehmet han Trabzonu Feth etmiş ve orada yaşayan pontus rumlarına İslam dinini benimseyip yaşamak isteyen var ise burada zarar görmeden yaşayabilir demiş. Benimsemek istemeyen de gemilerle burayı terk edebilir demiş. 4 TE 3 ü terk etmiş ve kalanlarda o bölgede müslüman olmuş. Devşirmeden gelen kişiler birde osmanlıda örneğin germiyanoğulları,aydınoğulları vs.. hep oğulları tarzında bir şehircilik sistemi vardı. Fethedilen bölgelerede ayrı ayrı şehirlerden birer veya daha fazla aile o fethedilen yere gönderilirdi. Trabzona da bildiğim kadarı ile bir aile soyu Kahramanmaraştan gelmiştir. Bu nedenle olsa gerekki Maraş caddedi bizde, maraşta da Trabzon caddesi olması bu nedenle olsa gerek. Değişik yerden gelen ailelerle kaynaşıp aynı dili,aynı dini,aynı kıyafeti,aynı suyu içmek bir bütün olmaktır. Kız vererek veya kızınla evlendirerek bu bölgede soy bu şekilde devam etmiştir. Çoğunluk Osmanlı insanındı.Kalan kesim müslüman olan rumlardandı. Bi manada melez gibiyiz ama anatomimize baktığımızda kafa tasındaki türklük kemiği ve ayak parmaklarımızdaki parmaklarımızın Orta Asyayı işaret etmesi türklüğümüzün ağır bastığına işarettir.  
Dil konusuna gelince. Siz feth eden olsa idiniz!!! Dil'in yazılı bir şeyini sağ bırakırmıydınız??? Eminim siz de bırakmazdınız. Ama bunlar Osmanlı Arşivinde muhakkak vardır. 
Dilin bölgesel farklılıklarına gelince çok doğal olduğunu karşılıyorum. Neden mi : Nörüyon diyen yozgatlıların veya sivaslıların bu kelimisinden ben Ne Örüyon anlamını çıkarırım. Oysa Ne Yapıyorsun diyor!!! Rumca dediğimiz o kelimelerdede bölgesel farklılıklar dan dolayı değişimler ve şive farklılıkları vardır. Diyeceksiniz hşa Uzungöl Ha Ogene Ha Tonya hepsi 100km. içerisinde. Evet ama o zaman ve o tarih içinde başka bir Pontus yoktuki örneğin Rize de vey Erzincanda. Alan ve coğrafya o kadardı. Türkiyedede biz nabaysın dediğimizde bizi kimse anlamaz. Bunlar doğal şeyler. Bu dilin özüne gelince. Yukardaki yorumlarda Ömer Bey güzel açıklamış ben onun kadar kronik bilgiye sahip değilim ama çok iyi bir mantık zekasınla olayı şöyle çözümleyebilirim. 
Konuştuğumuz dil Latincenin Özüdür. Latincenin tanımını wikipedia dan baktığımızda da bahsedilen zaman dilimi itibarı ile Sokrateslerin Aristotaleslerin zamanlarında kullanılan asıl dil! Örnek : Rüzgar ın rumcası : Anemo Rüzgarı ölçen alet : Anemometre 
Coğrafya-Fotoğraf vs. Ğraf kelimesinden başına meslek gelmesi ile oluşur. Bunun gibi yüzlerce bakılıp ta yazılabilir. Bizim kullandığımız dil Latincenin özüdür. Yunanistan da bu dili kullanıyordu.Sonradan dil lerinde yenilemeye gitmişlerdir. Selanik te kullanılır bu dil. Bizimkinle aynı olmasada onlar bizi iyi anlıyabiliyor. Bizde kelime bazınca anlayabiliyoruz.  
Şimdi isteyen ben rumum desin isteyen ben türküm desin. Tarihi olaylar bundan ibarettir. Zaman geçtikçe bu dilde azalmakta olsa bile Hırstiyanlar bu dili Türkiyenin en izlenme oranı yüksek dizilerde bu dili aynı bizim kullandığımız dilde çok açık kullanıyor. Onlar bizim oralı değil bile...Ama ben türklüğümle ve dinimle gurur duyuyor ve şükrediyorum. Hepinize selamlar saygılar.
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >

Sayfayı paylaşın