GELENEKLERİMİZ-GÖRENEKLERİMİZ
Yazar Hilmi KANIK   

                     GALANDAR GECESİ  

      Merhaba Kıymetli Uzungöl Dostları...Efendim ben öncelikle Yeni yılın bu ilk yazısında hepinizin yeni yılını en içten dileklerimle kutluyor 2009 yılının size ve sevdiklerinize sağlık,mutluluk vebaşarı getirmesini temenni ediyorum.Efendim hepimizin çok iyi bildiği gibi gelenekleriz toplumumuzun temel yapı taşlarından biridir.Ve bizler toplumun birer bireyi olarak o yapı taşlarını koruyabildiğimiz sürece geçmiş nesillerin bizlere emanet ettiği değer yargılarını bizler de bizden sonraki kuşaklara aktarmış olacağız.Bu anlamda Kültürel Değerlerimizi korumanın oldukça önemli olduğunu düşünmekteyim.

   Bu günkü yazımızda Uzungöl'ümüzün temel yapı taşlarından birini GALANDAR geleneğini yaşatmaya çalışacağız.Hepimizin bildiği gibi dünyada iki türlü takvim kullanılmaktadır.Bunlardan biri Hicri Takvim, diğeri ise Miladi Takvimdir.Bizler günümüzde Miladi Takvimi tanıyoruz.Hicri Takvimi çoğomuz belki duymadık bile.Oysa büyüklerimize baktığımız zaman onların tamamının Hicri Takvim ile hareket ettiklerini söyleyebiliriz.Örneğin benim Rahmetli Ninem(Baba annem Gaydimaziga)miladi takvimi hiç bilmezdi.Hangi aydayız diye sorduğumuzda Galandar derdi Ocak ayını hiç bilmezdi.Her gün aynı saatte akşam,aynı saatte sabah olurdu.Saat 10 da ikindi,12'de ise akşam olurdu.Ve Ninem ikindi namazını kılmak için bize saat 10 oldu mu diye sorardı.

  Efendim Miladi takvimler 13 Ocağı göstyerdi mi Galandar gecesi geldi demektir.Galandar gecesi gelmeden 2-3 gün önce insanlar hazırlık yapmaya başlamakta idi.Galandar Gecesi geldiğinde ise bir çok etkinlik yapılmakta idi.Şimdi bunları görmeye ve tanımaya çalışalım.Her şeyden önce şunu söylemekte fayda var.Eskiden insanlarımız fakirdi.Yürekleri zengindi ama fakirdiler.İşte Bayramlarda olduğu gibi Galandar Gecesi gibi etkinliklerde de insanlarımızın yardımlaşma özelliğini görüyoruz.

   Galandar gecesi mahallenin erkekleri bir araya gelmekte ve de yaygın olarak helva yapmakta idiler.İki türlü helvanın yapıldığından söz edilmektedir.Bunlardan biri kara helva,diğeri ise Yer Helvası(Tel Helvası)dır.Helva bol yapılmakta erkekler kendi aralarında yeyip çeşitli eğlenceler düzenlemekte idiler.Kalan helva ise evlere getirilmekte kadınların ve çocukların da bu eğlenceden nasiplenmesi sağlanmakta idi.Peki yalnızca erkekler mi eğleniyordu?Hayır.Kadınlar evlerde kendi aralarında eğlenceler düzenliyordu.

  Çocukları ise sormaya gerek yok.Onlar kılıktan kılığa girmişlerdir.Kimi gelin olmuştur,kimi damat.Kimi kız tarafı olmuştur kimi kızı isteyen miyancı tarafı.Kimi gelin olmuştur kimi gelinini sevmeyen kaynana.Ve düşmüşlerdir yollara dudaklarında bir mani ile

         GALANDAR GECESİ DEVLET BACASI

       TASI DOLDURAN CENNET HOCASI

   Burada tası doldurmak daha çok zahra istemek anlamındadır. Yine Galandar gecesinin bir başka eğlencesine gö atalım bu kez.Galandar Gecesi koyun kesilirdi.Daha sonra ÇALİ adı verilen bir oyun oynanırdı:

   ÇALİ:Çali oyunu fındık çubukları ile oynanan bir oyun türü idi.Fındık çubukları kısa kısa kessilmekte daha sonra bu çubuklar dört köşe olacak şekilde soyulmakta idi.4 tane fındık çubuğunun üçü bir tarafa geldiği zaman,üçünü bir tarafa getiren grup oyunu kazanıyordu.Bu oyun çok neşeli idi.On kişi ile oynandığı oluyordu.Oyunu kaybeden koyunun parasını ödüyor,sonra hep birlikte neşe içinde koyun yeniliyordu.

   Yine Galandar gecesinin bir başka eğlencesine bakalım şimdi isterseniz.4 kişi arasında oynanan DEVE oyunu yine Galandar gGecelerinin vaz geçilmerz eğlencelerinden biri konumunda idi.4 Kişiden biri erkek elbisesi biri kadın elbisesi diğerleri ise farklı kıyafetler giymekte idi.Üç kişi bir kişini aralarında gizler sonra bu gizlenen kişi çeşitli numaralardan sonra ortaya çıkardı ve izleyenler bu oyunu izlemekten çok büyük bir keyif alıyordu.

   Bunun yanı sıra maddi durumu iyi olanlar mutlaka Galandar Gecesinde Helva yapar ve komşularına dağıtırdı.Bu durum da yine Yardımlaşmanın ve Dayanışmanın güzel bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.Aynı gecelere Badragel gibi Hasan Halilego gibi meşhur kavalcılar da davet edilir baş köşeye oturtulur ve gecenin geç saatlerine kadar insanlar eğlenirdi.

   Evet Sevgili Uzungöl Dostları...Bu yazımızda sizlere sadece Galandar gecesini anlatmadık.Bunun yanında insanlarımızın Yardımlaşmaya,paylaşmaya ve de Dayanışmaya da verdiği önemi sizlerle paylaşmaya çalıştık.Ve bir öneri ile bu yazımızı tamamlayalım.Önümüzde daha bir sene var.Gelin bir sene sonra 13 Ocak 2010 akşamı Galandar Gecesini birlikte paylaşalım.O Geleneği bir kere daha paylaşalım.İnanın bana o zaman her şey çok daha güzel olacak ve birbirimizi daha iyi anlamış olacağız.

   Bir kere daha yeni yılınızı en içten dileklerim ile kutluyor 2009 yılının sizlere ve sevdiklerinize sağlık,mutluluk ve başarı getiren bir yıl olmasını temenni ediyorum.Saygılarımla... 

 

 


Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 2882

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3