| Uzungöl ve HES projesi |
|
|
| Yazar Abdullah Düzgün | |||||
|
Haberlerden okuduğuma göre, Uzundere'de Hes konusunda bir hareketlilik oluşmaya başlamış. Trabzon, hem ilçe merkezleri hem şehir merkezi olarak, pek çok şehir gibi Hes meselesine uzak. Ne olup bittiğini kenarından kıyısından görenler, gözlerini kısarak görmezlikten geliyorlar. Veya bu meselenin, o köylerdeki bir grup insanı ilgilendireceğini düşünerek uzaktan izliyorlar. Hatta mümkünse sadece TV dizilerini izliyorlar, yanıbaşlarındaki memleketlerde olan bitene, sadece bir bakıyorlar. Uzun yıllardır, gerçek olan ile suni olan arasındaki ilişki ters-yüz olmuş durumda. Her gün yemek yiyerek, su içerek, temiz havayı koklayarak yaşamımızı sürdürdüğümüz gerçeğini görmezden geliyoruz; süslü püslü mobilyalarla, en lüks konutların içine yerleşip durma hayalleri zihinlerimizi süslüyor. Derelerinin başına yürüyüş yapanlara şüphe ile yaklaşılırken, Forum alışveriş merkezine gitmek, sanki normalliğin ta kendisi.
Ne zaman, nasıl oldu bu dönüşüm bilinmez ama öyle bir dönüşüm ki bu, yer gök tozdan binadan görünmez hale gelse, kuş sesleri tamamen kesilse, dereler susup dursa, çaylık alanlar ve tarlalar binaya kesilse kimselerin gık'ı çıkmayacak gibi. Maçlar kazanılıp kaybedilince, o gün izlenecek dizi daha görkemli bir bölüm gösterince, nereye gittiği belirsiz politik oyunlar sahnelenip durdukça, kıyafet balosuna dönen balolar ile sokaklar birbiri ile yarıştığında... hayat normal seyrinde sanki. Nefes almanın bile olanaksızlaştığı, içme suyunun para ile satın alındığı büyük kentlerde insanlar, 'kentsel dönüşüm' süslü isimler altında, bahçelerinin son topraklarını da dahil edebilecekleri beton-kuleler yapmaya nasıl da hevesliler. Sadece büyük kentlerde mi? Rize'ye, Trabzon'a bakıyorum, bakıyorum, bakıyorum. Bilet kesip gelinecek güzellikte, berekette, yaşam fışkırtan bu güzel memleketler de aynı iştahlı çaba içindeler; Nasıl etsek de, tanesi 100'lerce milyardan satabileceğimiz evlere dönüştürsek çaylık arazilerimizi... İnsaf kalmamış gibi, bir bahçe bırak, orada ailene yetecek domatesini biberini yetiştir; yok. 1 cm bile eve dahil edilirse, kim bilir kaç milyar artacak kazancımız. Kafanı açtığında kuş sesleri duyamadığın o ev, seni bedensel ve ruhsal kansere, santimetrelerce değil, kilometrelerce yakınlaştırıyor. İnşaattaki hoyratlık, yolların genişletilmesi ile giden araziler, yaylaların da ruhsuz-tek tip yapılaşmaya açılması bir yandan; hidro elektrik garabetleri ile akan-su'yun namertçe kesilmesi diğer yandan... İnşaat ve enerji lobisi, trilyonlarla ölçülmeyecek arazileri olabildiğince fazla milyara satma telaşındaki köylüler... Su'yu unuttuk, toprağı unuttuk. 'Boşa akıyor' ile 'enerjide dışa borçluyuz' propogandasının bir araya gelerek zihinlere zamk gibi yapıştırıldığı bugünlerde işimiz zor. Dağlardan besinlerini toplaya toplaya gelen suyun, yerin üstünden de çok yerin altında kilometrelerce alanı beslemesi ve sonunda da tüm bu besinlerle birlikte döküldüğü denizdeki yaşamı, balıkları beslemesi gibi bir bilgiyi nasıl yayacağız? O 100 küsür milyar var ya, hani 'lüks bir daire' için gerekli olan para; hani o derenin sesinden, denizdeki balığın saf saf besin arayan hallerinden, kuşların türlü renkleri cıvıltısının öneminden, her Allah günü yediğimiz besinlerin nereden geldiğinden... bunlardan bizi öylesine uzaklaştırmış ki. O lüks eve bir yerleşip, o evin bilmemne kampanyalı mobilyalarında oturup, plazma TV'den o günkü diziyi izleme konforundan bir gıdım uzaklaşmama gerçeğin ta kendisi olmuş çıkmış. Gerçek olan gerçek ile, suni olan gerçek arasında adaletsiz bir denge var. Soru şu: Maçka, uğruna türkü yakılan, bereketli, gerçek bir Maçka olarak mı kalacak; yoksa, kısa dönemli para hırslarına veya 'aman bana dokunmayan bin yaşasın' duyarsızlığına mağlup mu olacak? Bu soruyu sorarken, o türkülerin yakıldığı dönemlerde yaşayan atalarınızın, dere boylarında tarla belerken, çaylıklarda çay toplarken, denizde takalarında balığı tam tutarken, ayaklarında çarıklarla muharebeye giderkenki yüz ifadelerini aklınıza bir daha getirin.
Kaynak: rizenabiz.com
Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 248
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |
|||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Otel ve Moteller ( 20 ) |
| Pansiyonlar ( 6 ) |
|
|
|
Uzungöl
|
|
|
|
Uzungöl resimleri 2012
Açıklama: Uzungöl'ün 2012 yılında çekilmiş resimleri |
Mesaj yazın |
| Mesajları okuyun |
|
Tebrikler Hayatin en güzel anlarini yasamaya ilk adimi atan bu iki gencimize ömür boyu mutluluklar dileriz.Tebrik ediyorum.Cenabi Allah bi... |
| Daha fazla... |
| Uzungöl dahil tüm çevrelerin korunması gerekir. Tüm yerleşkelere başka yerlerde üretilen enerji gidiyor. Türkiyedeki enerjinin galiba %80, Türkiye dostu olmayan... |
| Daha fazla... |
|
Kelimelerin bittigi noktadir bu yazi üze Bir sey söylemek deyil cok sey söylemek istiyor yüregim ama inanin bunlari anlatacak ruhaletimiz ... |
| Daha fazla... |
|
Taziye Uzungölümüzün eski baskanlarindan Sayin Mehmet ZEREN amcamizin vefati uzungöl halki olarak hepimizi üzdü.Kendisine Allahtan rahmet ... |
| Daha fazla... |
| Rabbım kendilerine ve bütün hastalara acil şifalar ihsan buyursun |
| Daha fazla... |