Skip to content
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size blue color orange color green color

ANASAYFA
Trabzonspor kulübü HES projesinin yerleşim resimlerini yayınladı Yazdır E-posta
Yazar Abdullah Düzgün   

Trabzonspor resmi web  sitesinde yayınlanan habere göre;  Bordo-Mavi Enerji Elektrik Üretim Tic Ltd. Şti. ile sahip olduğu Uzungöl 1 Regülatörü ve HES Projesinin kurulacak tesis alanının yeri belirlendi.

Buna göre denge bacası, cebri boru ve santral, su iletim tünelleri, regülatör ve santrallerden oluşacak projenin yerleşim alanı aşağıdaki fotoğrafla gösteriliyor. Fotoğraftan da anlaşılacağı üzere Uzungöl Beldesi'nde faaliyete geçecek olan projenin belde de turist çeken alana herhangi bir müdahalesinin söz konusu olmadığı açıkça görülüyor.

 Resimler için tıklayın

Uzungöl HES projesi

Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 4636

Yorumlar (16)
16-01-2009 15:36
anlaşılmadı
Arkadaşlar bu resimler sanki alçak köprünün oralarını anlatıyor detaylı bilgisi olan varsa açıkça yazarsa memnun oluruz
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
16-01-2009 19:23
Malbet yol ayrımı
Malbet yol ayrımında regülatör gölet kurulacak,bu göletten tünele su verilecek.Tünelin çıkış yerine (sanırım Taşkıran Sağlık Ocağı)santral kurulacak.
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
16-01-2009 23:17
Malbet yol ayirimi
Evet Malbet yol ayirimin orasi. Cikis da Mustafanin dedigi gibi Taskiran saglik ocagi. acikcasi cokta kotu gozukmuyor, ne dersiniz?
Yazan mustafa kurt
18-01-2009 07:44
hes
Arkadaşlar tabiki böyle resimler üzerine birkaç çizgi ve şekil ile kötü gözükmez, değerlendirmelerimizi inşaat evresinde ve sonrasında meydana gelebilecek etkileri göz önünde bulundurarak yapmalıyız.  
 
Yapılması planlanan bu HES projesinin unsurlarını özetleyecek olursak; regülatör (10-12 m. yüksekliğinde bir set) Çamlık yol ayrımı civarında, buradan itibaren yaklaşık 3-4 km. uzunluğunda mahalle altından devam edecek iletim tüneli, Taşkıran civarında denge bacası, cebri boru ve santral binalarından oluşmaktadır. Regülatör, suyu tünele yönlendirecek, Taşkıran Merkezinde yapılacak santral hizasına kadar tünel içinden ve burada da cebri boru ile santrale gelecek, santral çıkışından kuyruk suyu tekrar dere yatağına bırakılacaktır. Bu durumda inşaat safhasında, hem regülâtörün yapılacağı kesimde dere yatağı içinde, hem tünel açılacak güzergâhlarda yoğun inşaat faaliyetleri olacağı, büyük miktarda patlayıcı maddeler ile tüneller açılacağı ve çok yüksek hacimde hafriyat malzemesi ortaya çıkacağı açıktır. Yani inşaat süresinin hem uzun olacağı hem de çevreyi rahatsız ve kirletici unsurlar içereceği göz önünde bulundurulmalıdır. Santral faaliyete geçtiğinde ise dere suyunun tamamına yakını elektrik üretiminde kullanılacağından, özellikle debinin düşük olduğu yaz ve sonbahar mevsimlerinde dere yatağından nerdeyse hiç su akışı olmayacaktır. Şimdi bunun üzerinden bir değerlendirme yaparsak kötü gözüküp gözükmediğine karar verebiliriz. 
 
Trabzonspor Kulübü, bu proje ile yıllık 20 Megavat elektrik üreterek karşılığında 12 milyon lira gelir elde etmeyi planlamakta ve yaklaşık 25 milyon dolarlık bir proje maliyeti öngörmektedir. Bir kere şimdiye kadar yapılan benzer HES lerde hedeflenen enerji ile gerçekleşen üretim arasında ve öngörülen proje maliyeti ile yapılan harcamalar arasında çok büyük farklılıklar olduğu ve kesinlikle bu hesapların gerçeği yansıtmadığını biliyoruz. Hatta yapılan bazı santrallerin hedefledikleri elektrik üretiminin ancak % 20 si oranında üretim yaptıkları da bilinmektedir. Yani bu HES lerin çok karlı olduğu ve kamuya çok önemli gelir getirdikleri de abartıdır.  
 
Bu durumda bu projelere neden bu kadar talep olduğu sorusu akla gelebilir. Arkadaşlar biliyorsunuz bu projelerin inşaat maliyetlerinin yaklaşık % 80 i oranında hazine garantörlüğünde dış kredi temin edilebilmektedir. Yani üretilecek enerjinin satılmasından elde edilecek gelir teminat gösterilerek kolayca kredi sağlanabilmektedir. Bu nedenle genellikle inşaat firmaları bu tür projelere talepte bulunmakta ve inşaat süresince kendi firmalarına iş sağlayarak, para kazanmaktadırlar. Konu ile ilgili okuduğum birçok makalede özellikle doğu Karadeniz bölgesinin zamanla hidroelektrik santral mezarlığına döneceği ve geri ödenemeyen krediler nedeniyle devletin el koyduğu birçok santralin olacağı ifade edilmektedir. Bu durumda bu proje ile Trabzonsporun çok önemli bir gelir kaynağına sahip olacağı söyleminin doğruluğu da irdelenmelidir. 
 
Uzungölde planlanan tek HES projesi bu değildir. DSİ resmi internet sitesinde ilan edilen bir liste var. Bu listede UZUNGÖL-II HES olarak adlandırılan 6 megavatlık başka bir proje daha olduğu ve halihazırda projeye 3 başvuru olduğu görülmektedir. Bu proje ile ilgili şimdiye kadar yeri ve projenin diğer ayrıntıları hakkında herhangi bir bilgi edinemedim. Ayrıca yine Solaklı Deresi üzerinde bu santral çıkışından sonra aşağıya doğru benzer bir santralin daha olduğu ve Çambaşı Köyü hizasında bir baraj ve HES projesi daha bulunmaktadır. Bölgedeki diğer dereler üzerinde de inşaatı devam eden veya proje aşamasında olan birçok hes bulunmaktadır.  
 
Şimdi görüleceği üzere Solaklı Deresi üzerinde yapılacak olan tüm bu projeler ile derenin akış rejimi tamamen değişecek ve çok büyük olumsuz çevresel etkiler oluşacaktır. Türkiye ve Dünyanın en güzel yörelerinden biri olan Uzungöl ve çevre köyler maalesef bu tür projelere kurban edilecektir. Bir başka konu da sit alanı içinde bu tür bir uygulamanın yapılıp yapılamayacağıdır. Rize İlinde benzer birçok proje, uygulanacak alanların sit alanı ilan edilmesi sonrasında mahkeme kararı ile iptal edilmiştir. Ama şunu bilmeliyiz ki bu aşamada ses çıkarmasak emin olun ki bu projeyi uygulayacaklardır. İptal edilmeyip uygulanırsa sonraki projeler için emsal oluşturacaktır. Mesela gölden itibaren bu regülatör alanına kadar olan mesafede başka bir HES projesi talebi de gelebilir. İnşaat maliyetini düşünürsek bu projeden kat kat daha verimli olur. Bunların önüne geçmek için şimdiden gerek konu ile ilgili resmi kurumlara gerek talepte bulunan kuruluşlara protesto mailleri atmalıyız. Seyirci kalmamalıyız, yada iyi birer taraftar olarak oturup maç seyreder gibi bu olayı da seyretmeliyiz. Seçim bizim. Herkese saygı ve sevgiler.
18-01-2009 14:48
AÇIKLAYICI YAZI
İyi pazarlar arkadaşlar yine isim ve soyadı yazılı olmayan bir yazıyla karşı karşıya kaldık lütfen yazı yazanlar isim ve soyadlarını yazmayı unutmasın bunu şunun için söylüyorum uzungölün sorunlarıyla kimlerin ilgilendiği fikir beyan ettiği açısından önemli birde yukarıda mustafa kardeşimizin yazdığı yazı içerik bakımından dolu olduğu görülmektedir o halde hangi mustafa akla geliyor binlerce mustafa var yoksa sarı çizmeli mustafamı? Şimdi mustafanın yazdıkları ve kaygıları yerinde tesbitlri gayet güzel ve akılcı elbette bukadar maliyeti yüksek bir projenin kirlilik maliyetide yüksek olacağı muhakkaktır gelir ve giderlerinin burada yazılıp tartışılması bizi ilgilendirmemeli nasıl olsa o yönüyle bize katkısı olmayacaktır.Ancak bizleri ilgilendiren tarafı çevresel etkileri kirliliği ve diğer zararlerı olmalıdır. O arada istihdam edilecek kişilerin yöremizden seçimesi belki katkı olacaktır. İnşaat başladıktan sonraki gürültü ve karşı duruş anlamlı olacağını düşünmek saflıktır bakınuzungöl duvarı bitti gürültü şimdi koptu tipik uzungöl klasığı yarın HES projesinde böyle bir durumla karşı karşıya kalmamak için mustafanın çağrısı önemlidir.Ancak projenin içeriği fayda ve zararları birazdaha incelenmeli irdelenmeli ve öylece harekete geçmek lazım birde buradan uyarma gereği duyuyorum allahaşkına şu bireysel davranışlarımızdan kurtulup sivil toplum kuruluşlarımızı harekete geçirmeyi teşvik etsek yada uyuyan yöneticileri uyandırarak işe başlasak iyi olmazmı görelim bakalım hasan düzgün ist
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
21-01-2009 21:24
Hangi mustafa
Merhaba Hasan abi, 
Yukardaki Mustafanin hangi Mustafa oldugunu biliyorum.Kendisini iyi tanirim.Olaylara politik degil, objektif gozle, toplum faydasini gozeterek yaklasir.Ismini de gizlemek isyedigini zannetmiyorum.Sanirim bir sonraki yazisinda tam adini yazacaktir sevgili dostum. 
Belki Mustafa kaygilarinda yuzde yuz hakli degildir,yaniliyordur(ki umarim yaniliyordur). Ama iste, ihtiyacimiz olan butur goruslerdir.Politik kaygisi olmayan,iyi niyetli bigi paylasma cabasi. 
Selam ile...
Yazan mustafa kurt
26-01-2009 13:02
?????
Mrb: 
Uzungölde yapılması düşünülen bu HES lerin kısa vadede pek problem yaratmıyacağı . ancak uzun vadede gerek bitki örtüsü gerekse canlı hayatı olumsuz etkileyeceğini düşünüyorum. Özellikle sera etkisinin iklimlere olan etkisi düşünüldüğünde su rejimlerinin günden güne daha da düzensizleştiği düşünülürse gelecek adına kaygı duyanların haklı oldukları su götürmez bir gerçek. Bir de Uzungöle ve çevresindeki topluluklara faydasının ne olacağı derinlemesine araştirilmalı. Küçük bir topluluğun fayda göreceği bir projeye taraf olmak en hafif deyimiyle bencilliktir. Ayrıca yorumlarda haklı olarak ifade edilen diğer yapılacak çalışmalar için emsal teşkil etmesi de çabası. Trabzonspor'un küçük menfaatleri uğruna ( ki burada olacak tepkiyi azaltmak için proje Trabzonspora verildiğini düşünüyorum) Bir doğa harikası katledilmemeli. Bahsedilen bizim için Baba toprağı. Başkaları içinse sadece bir gelir kapısı.Ne dersiniz seyretmeli mi yoksa derin bir analizden sonra Başta belediye yetkilileri olmak üzere ilgili ( Burada ilgili memeleketini seven herkes ) herkesin harekete geçmesi. Daha sonra yapılacaklar için geç olabilir. İşin zor olanına hiç olmazsa bu sefer talip olmayalım. kalın sağlıcakla... Sıtkı Dilmaç
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
31-01-2009 20:12
HES
Merhabalar, Yukarıdaki hes başlıklı yorum yazıma, sayın Hasan Düzgünün ve değerli dostum Mustafanın uyarıları üzerine birkaç noktada ilave yapma ihtiyacı duydum.  
 
Yazının konusu olan HES projesi, her yönü ile taraf olduğumuz bir konu olması nedeniyle değerlendirmelerimizi çok hassas yapmamız gerektiği bilincindeyim. Trabzonspor un Trabzon kenti ve dolayısı ile bizim için ne ifade ettiği herkesin malumudur. Ne kadar Trabzonsporlu olduğumuz veya kulübün menfaatlerini ne kadar düşündüğümüzü söylemeye gerek yoktur. Ancak bunun yanında taraf olmamız gereken çok daha önemli bir konu var ki buda memleketimizdir. Ülkemizin geleceği ile birlikte yaşadığımız çevre bizim için çok daha hayati bir konudur. Kulüp alternatif kaynaklar bulabilir ama bizim yaşam ve gelecek için bir alternatifimiz yoktur.  
 
Projenin hem Kamu menfaati, hem Trabzonspora getirisi ve her şeyden önemlisi çevresel etkileri bizi ilgilendiren yönleri olduğu için, yazı içinde getirisi ve götürüsünü (gelir-gider) beraberce değerlendirme gereği duymuştum. Yazıda yer alan mali veriler Kulübün basına da yansıyan kendi beyanlarıdır. Bunun dışında inşaatları biten ve işletmeye alınan santrallerle ilgili üretim verileri, bölgemizde var olan santrallerin üretimleri ile ilgili genel verilerden derlenmiştir.  
 
Hidroelektrik santralleri ile ilgili son yıllarda Üniversiteler, Mühendislik Odaları ve diğer sivil toplum kuruluşları tarafından birçok seminer, konferans ve çalıştaylar düzenlenmekte, zaman zaman basına da yansıyan çok önemli tartışmalar olmaktadır. Bunun yanında bazı hes projeleri idare Mahkemelerinde dava konusu olmuş, çevresel etkileri önemli bulunan birçok hes projesi iptal edilmiş veya projeleri değiştirilmiştir. Yazıyı yazmaktaki asıl maksadım da, Uzungöle ilgi duyan veya önemseyen herkesin konu hakkında tartışmasını ve dolayısıyla da bir duyarlılık oluşmasını sağlamaktır. Bu bağlamda proje ile ilgili bazı kaygılarımı paylaşmak istiyorum. 
 
1)Derenin regülatör inşa edilecek noktadaki debisi bu ölçekte bir santral için oldukça düşük sayılabilecek bir miktardadır. Nitekim önceki yıllarda yine Uzungöl için planlanan ve bir Türk ve bir Norveç firmasının Konsorsiyumunda gerçekleştirilmesi planlanan bir proje vardı. Hatta proje ile ilgili zemin sondajları dahil bütün ayrıntılı araştırmalar yapılmış ve tünellerin bir kısmının geçeceği güzergahlarda ormandaki ağaçlar bile kesilmişti. Bu projede, tek havzanın suyunun yeterli olmadığı gerekçesi ile hem Şekersu Havzasında hem yente tarafındaki derelerin suyunun tüneller ile göl içinde toplanması ve buradan itibaren Taşkırana doğru genel bir iletim tüneli ile götürülerek burada bir santralin kurulması planlanmıştı. Bu tarihlerde Uzungöl sit alanı ilan edilerek bu proje iptal edilmişti. Buradan şu sonuca varmak istiyorum. Sadece mevcut derenin debisinin yetersiz olması nedeniyle can suyu olarak bırakılması gereken su miktarının dere yatağına bırakılmayarak tamamının üretim için kullanılacağını düşünmekteyim. Bundan önce gerçekleştirilen bütün projelerde bu konunun kontrolü ve yaptırımların uygulanması konusunda çok büyük problemler yaşanmaktadır. 
 
2)bu tür projelerde dere havzasındaki suyun % 80ine kadar olan bölümünün üretim için kullanılmasına izin verilmektedir. Yani her şey kitabına uygun olarak uygulansa dahi dere yatağına yalnızca şu andaki su miktarının % 20i can suyu olarak bırakılacaktır. Son yıllarda global ısınmaya bağlı olarak havza boyunca meydana gelebilecek buharlaşma miktarı da hesaba katıldığında dere yatağının nerdeyse kurutulacağı gibi bir sonuç da çıkarılabilir. Bu durumda balıklarının yaşam alanından tutun da dere suyundan faydalanan diğer bütün canlıların etkilenmeyeceğini varsaymak yalnızca iyimser düşünmek midir, takdirlerinize bırakıyorum.  
 
3)Regülatör Kurulması planlanan yerin ve Mahallenin bulunduğu alanın jeolojik yapısı, tünel açılması için uygun değildir. Bu bölge tamamen yamaç molozundan oluşan, gevşek ve ayrık bir zemin kütlesinden oluşmaktadır. Bu nedenle bu noktada tünel açılması mümkün olmadığından, büyük olasılıkla ana kayaya ulaşana kadar olan bölüm aç kapa yöntemi ile derince yarılarak boru gömülmesi ve yeniden doldurulması şeklinde bir uygulama yapılacaktır. Bu da bu kesimde geniş bir sahada kamulaştırma yapılmasını gündeme getirecektir. Bu durumda buradaki arazi sahiplerinin ve diğer mahalle sakinlerinin olumsuz etkilenip etkilenmeyeceğini düşünmeliyiz. 
 
4)İnşaat safhasında tünellerin açılacağı güzergahlarda, iş makinelerine dayalı yoğun inşaat faaliyetleri olacağı muhakkaktır. Tünellerin açılması yalnızca giriş yerinden sağlanmayacak, birçok noktadan aynı anda başlayacaktır. Bu nedenle gerek bu noktalara yaklaşım yolları ve gerek ulaşım galerileri açılması esnasında yeni yollar açılacak, bu durumda hem ormanlık alanların büyük tahribatına neden olunacak, hem çıkan hafriyatın biriktirileceği alanlarda büyük kirlilik oluşacaktır. Yaklaşık 4 km uzunluğundaki iletim tüneli ve ulaşım galeri ile yaklaşım yollarından çıkarılacak çok yüksek hacimli hafriyat malzemesinin hangi yöntemle bertaraf edileceğini veya nerelerde depolanacağını sorgulamamız gerekmektedir.  
 
5)Bu arada santralin inşaat süresinde insanımıza iş imkanı sağlaması beklenebilir. Ancak bu geçici bir durum olduğundan çok da önemli olmadığı düşüncesindeyim. Santral faaliyete geçtiğinde ise, yalnızca birkaç teknisyen ve mühendis kontrolünde olacağından, bildiğimiz diğer üretim tesisleri gibi kalıcı bir istihdam sağlamayacaktır. 
 
Derelerin ekosistemin en önemli unsurları olduğunu kimse inkar edemez. Dolayısıyla bu parçada meydana gelecek olumsuz bir değişikliğin uzun vadede bütün çevreyi etkilemesi kaçınılmazdır. Bu konu yalnızca bu hes projesi ile alakalı olmayıp, bütün havza boyunca yapılacak benzer projeler için de geçerli olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Bu nedenle konu yalnızca Uzungöl ve Uzungöllerin duyarlı olması gereken bir konu olmayıp, bütün çevre yerleşim yerleri ile bölgeye ilgi duyan herkesin duyarlı olması gereken bir konudur. Saygılarımla. 
 
Mustafa HÜSEYİNPAŞAOĞLU 
Jeoloji Mühendisi
Yazan Mustafa
01-02-2009 09:12
değerli kardeşim
DEĞERLİ KARDEŞİM MUSTAFA HÜSEYİNPAŞAOĞLU.YAPTIĞINIZ ÇOK DEĞERLİ VE BİLİMSEL DEĞERLENDİRMELERE BENİM İLAVE EDBİLECEĞİM BİR ŞEY YOK.ÇOK GÜZEL VE BİLMSEL BİR KATKI SAĞLADINIZ. BU KONUDA DUYARSIZ KALANLARA SOMUT BİR ÖNERİM VAR.BENİM YAŞADIĞIM İLDE(MERAK EDENLER BENİ ARARVE AÇIK ADRESİ VERİRİM)BÜYÜK BİR NEHİR HAVZASI ÜZERİNDE İKİ YILDIR YAPILMAKTA OLAN BENZER BİR PROJE İNŞAATI VARDIR. MERAK EDENLER GELSİN BU İNŞAATIN YARATTIĞI ÇOK OLUMSUZ ÇEVRESEL OLAYLARI GELİP GÖRMELİDIR.TAM ANLAMI İLE BİR ÇEVRE FELAKETİ YAŞANIYOR.TABI BU OLAYLARI GÖREBİLECEK BEYİNSEL GÖZLERİN OLMASI GEREKMEKTEDIR.AĞAÇLAR KESİLİYOR,KÜÇÜK ÇAPLI HEYLANLAR YAŞANIYOR,GÜNLERCE ŞEHRİN SU ŞEBEKESİNİN KEİLMESİNE SEBEP OLUYOR,YAZLARI VE KIŞLARI BERAK AKAN NEHRİN ÇOĞU ZAMAN ÇAMUR DERYASI OLUYOR,MESAFE UZUN OLDUĞU İÇİN YAMAÇLAR VADİLER DOĞALLIKLARINI KAYBETTİLER. 
ACİL İŞİ OLAN İNSANLAR ZAMAN ZAMAN KESİLEN YOL NEDENİ İLE İŞİNE ULAŞMADA GÜÇLÜK ÇEKİYOR.ÇALIŞMANIN DEVAM ETTİĞİ KANAL BOYUNCA ARTIK KOYUNLAR VE DİĞER HAYVANLAR OTLAYAMIYOLAR.BUNLAR BİR KAÇ ÖRNEK.SİZİN DEDİĞİNİZ GİBİ BİZİM ORADA JEOLOJİK ETÜTLER YAPILDI MI? BİLMİYORUZ FAKAT HEYLANLAR OLACAĞI KESİDİR.OLABİLECEK FELAKETLER OLDUĞUNDA SANIRIM EYVAH SÖZCÜĞÜ PARA ETMEYECEK.BUNDAN ÖNCEKİ YILLARDA YAŞADIĞIMIZ BİR ORMAN KATLİAMİ OLMUŞTUR.SIRALI KESİM ALDATMACASI İLE HALDIZEN DERLERİNDE VE DİĞER VADİLERDE KESİLEN AĞAÇLAR MEMLEKETİN İKLİMİNİ VE YAŞAM KÜLTÜRÜNÜ DEĞİŞTİRDİ.BUNU YAŞAYARAK GÖZLEMLEYEN İNSANLARIMIZLA ÇEVREDE YAŞAMINI SÜRDÜREN CEFAKARLARIMIZLA KONUŞMAKTA YARAR VARDIR.MUSTAFA AYGÜN
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
02-02-2009 07:11
HES
Merhabalar, Hasan Bey üzülerek görüyorum ki Uzungöl gençliğinden ümidinizi kesmiş gibisiniz. Bu kadar karamsar olmayın Uzungöl halkı dediğiniz kadar bencil ve vurdumduymaz değil, elbette olaylar konusunda görüş farklılıkları olabilir buda normaldir ancak gerektiği zaman da tavır koymasını bilir. Soyadım size yabancı gelebilir ama ben Uzungöllüyüm Merkez Mahallede ikamet ediyorum. Hes konusundaki yazıları da, dediğim gibi tamamen kendi kişisel kaygılarımı dile getirmek ve bazı teknik bilgileri paylaşmak, bu sayede de konu ile ilgili gerekli hassasiyetin oluşmasına yardımcı olmak amacı ile yazdım.  
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki ben Trabzonspor taraftarıyım hatta çok fanatik bir taraftarım. aslında konu ile ilgilenmemin sebeplerinden biri de Kulübün menfaatlerini düşünmemden kaynaklanıyor.  
Şu anda tartışmakta olduğumuz proje Trabzonspor Kulübünün yapmayı planladığı santralin avan projesi olup kesin proje henüz hazırlanmamıştır. Üretilecek enerji ve proje maliyeti de bu avan proje üzerinden kabaca yapılan hesaplamalardan elde edilmiştir. Kati proje hazırlanması öncesinde hem regülatör alanında hem tünel güzergahları üzerinde sondajlara dayalı ayrıntılı jeoteknik etütler yapılacak, jeolojik sorunlu alanlarda çözüme yönelik proje değişiklikleri olabilecektir. Yani şu anda tünel tipi bir iletim hattı düşünülse bile tünel açılmasının mümkün olmadığı noktalarda proje değişikliğine gidilebilir veya güzergâh değiştirilebilecektir. Ama sonuçta kanal tipi de olsa tünel tipi de olsa veya güzergâhı değiştirilse bile bahsettiğimiz çevresel etkilerinde çok da farklılık olmayacaktır.  
Trabzonspor Kulübü santral inşaatına başlamadan önce ÇED (çevresel etki değerlendirme) olumlu onayı alma zorunluluğu vardır. Bu rapor Çevre ve Orman Bakanlığı koordinatörlüğünde bütün ilgili Kurumların görüşü alınarak yatırımcı firma tarafından hazırlanmaktadır. Yani yapılacak proje ile hem inşaat safhasında hemde işletme safhasında meydana gelebilecek etkiler göz önüne alınarak, bunlara karşın alınacak tedbirler ve yatırımcı firmanın konu ile ilgili taahhütleri değerlendirilmektedir. Bu rapor görüşülürken halkın da katılımı sağlanır ve oluşabilecek tereddütler tartışılır. Görüleceği üzere ÇED süreci normalde bütün tereddütleri giderecek şekilde planlanmıştır. Ama maalesef Ülkemizde her şey kâğıt üzerinde yapılır ve yatırımcı firmanın taahhütleri de sonradan unutulur. Çevresel etkiler değerlendirilirken de objektif bir yaklaşım gösterilmez. Genelde yatırımcı firmaların talepleri doğrultusunda sınır değerler değiştirilir veya uydurulur. Bunu şuradan biliyorum ÇED raporlarının iptali için İdare Mahkemelerinde açılan davaların büyük bir bölümü yatırımcı firmaların aleyhine sonuçlanmış ve ÇED raporları iptal edilerek inşaat faaliyetleri durdurulmuştur. Buna son örnek geçen hafta içinde Rize İkizdere deresi üzerinde SANKO Holding tarafından inşaatı devam eden hes projesinin ÇED raporunun iptal edilmesi ve inşaatın durdurulması kararıdır. Buradan çok yakından bildiğim bir örnek olması dolayısı ile bu örneği verdim. Bahsettiğim santral inşaatı neredeyse %50 fiziki seviyeye ulaşmış ve bu aşamada inşaatı durdurulmuştur. Aynı dere üzerinde yine inşaatları devam eden 3 HES projesi için açılan benzer davalar sürmektedir. Bunlar da büyük ihtimalle iptal edilerek inşaatları durdurulacaktır. Bu seviyeye gelene kadar oluşan çevre kıyımı da tamamen boşuna olacaktır.  
 
Evet, Bölgemizde inşaatı devam eden çok sayıda hes projesi vardır. Büyük bir çoğunluğunun da ne tür etkileri olduğunu takip edebiliyoruz. Bu projelerin birçoğunda yatırımcı firmalar plan aşamasında yerel idarelere ve halka verdikleri küçük sözler (iş imkanı vs.) karşılığında hiç kimseden ses çıkmamış ancak ilerleyen zamanda oluşan kıyım sonucunda halkın gözü açılmış ve peş peşe davalar açılmıştır. Gelecekte bizim de böyle bir durumla karşı karşıya kalmamız muhtemeldir. Bu durumda bir tarafta taraftarı olduğumuz en büyük tutkumuz Trabzonspor bir tarafta da memleketimiz. Karşılaşabileceğimiz bu açmaz durum nedeniyle her şeyi bu aşamada tartışarak değerlendirmemiz ve gerekirse Kulübü bu yanlış yoldan dönmeleri için ikna etmemiz gerekmektedir. Böyle bir hukuksal mücadele içinde Kulübün uğrayacağı imaj kaybının hiçbir maddi kazanç ile kıyaslanamayacağını ifade etmemiz gerekmektedir. 
Saygı ve sevgiler. 
Mustafa HÜSEYİNPAŞAOĞLU
Yazan Mustafa
02-02-2009 07:39
HES
HES Projesi. Kıymetli Hemşerilerim; sabredemedin hiç karışmayacaktım ama mecburen memleketime olan sevgi duygularım kabardı kıymetli hemşerilerim . Mustafa HÜSEYİNPAŞAOĞLU çok açık ve net yazmış kendisine tebrik ederim. Bizim memleketimiz bu gibi projelere uygun değildir. Buna emin olun çünkü her tarafı heyelan olur çalışma yapılacak sahalar gevşek zemin olup heyelana çok elverişlidir üzerindeki ağaçlar olması oralarda ne yol nede yerleşim olurdu.  
Memleketimize yol yapılırken bile mutlaka sanat yapıları da yapılması lazım yoksa yolla beraber heyelan olup büyük felaketlere neden olur. Bu gibi projelere hiç de uygun değildir Mustafa beye açıklamalarından dolayı hakikaten tebrik etmek lazım çünkü memleketin jeolojisini ondan daha iyi kimse bilemez bunu ben kabul ediyorum ve sayın halkımız bunu da desteklemesi lazım. Daha sonra geri dönülmeyecek felaketlere sebep olurlar. 
Bunu herkesçe bilinmelidir ki memleketimize yapılan her kazı felaket demektir. Bütün yapılan yolların hiçbir sanat yapısı yoktur. Memleketimiz yağışlı olduğundan bütün şev dipleri derin çukurlara yol açmış bunun kimse farkında değil o derin çukurlar içine kaybolan suların ileride büyük bir heyelan olmasına en büyük nedendir. 
Gölün duvarlarının yüksek olmasında her halde su toplamak için ileride lazım olur diye mi bu hazırlıklar yapılıyor. Uzungöl üzerinde büyük oyunlar oynanıyor. İleride başımıza vuracağız ama iş işten geçmiş olacak. Saygılar. Mehmet AKYÜZ Çatalca /İst.
Yazan mehmet akyüz
15-02-2009 10:30
DÜSÜNCEM
Selam Arkadaslar, 
 
Uzungölün Turistik belde olmasi ile Uzungöllülerin ödedigi bana göre agir bedelleri göz önünde bulunduracak olursak,... 
Uzungölde uygulanacak bir HES Projesinin de ne kadar faydali olacagini daha iyi anliyabiliriz,... 
Bana göre HES Projesi Uzungöle ve Uzungöllüye yarardan cok zarar getirecektir,... 
Selamlar,Sevgiler ve de Saygilar.
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
15-02-2009 12:35
Düsünce
Selam Arkadaslar,... 
Ben Berlinden Zeki Aydin, benim Hes Projesi ile ilgili düsüncelerim söyle,... 
Gelecek acisindan pek olumlu bulmuyorum.
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
12-03-2009 19:45
hes
merhabalar yukardaki yorumları okudum bende bir uzungöl genci olarak fikirlerimi paylaşmak isterim.zeki beyin de söylediği gibi bilinçsiz turizm faaliyetlerinden geridönülmez yaralar alan uzungöle ikinci ve daha ağır bir darbeyi vurmaya gerek varmı yok tabiki... trabzonspor forumlarında okuduğum kadarıyla bu proje ile ilgili tek üstünde durulan konu yıllık 12 milyon ytl ciro bumu yani bir tek maddiyat herşeyi çözüyormu niye o forumda bu projenin uzungöle getireceği zarralarından bahsedilmiyor bahsedilmez tabiki onlar yaşamıyor uzungölde biz yaşıyoruz onlar ceplerine girecek parayla ilgileniyorlar. duyarlı davranıp googleden bu projenin önceden yapılmış örneklerini araştırsanız ki en yakın örneği rize ikizdere hes projesidir şu anda halk yerleşim yerlerini kurtarma çabası içindeler biz de aynı hatayamı düşelim. umarım yetkililer bu konuda en hayırlısını yaparlar ama yetkililerden bazıları demeçlerinde uzungöl ve trabzonspor gibi iki büyük markanın bu proje için birleşmesinden memnuniyetlerini ifade etmektedirler ama umudumu yitirmiyorum uzungöl halkı bu konuda araştırma yapıp zararlarının faydalarından fazla olduğunun farkına varırsa ellerinden geleni yapacaklardır diye umuyorum...
Yazan Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
15-03-2009 10:50
hes
Regülatör Kurulması planlanan yerin ve Mahallenin bulunduğu alanda arazim var ve ben böyle birprjenin gerçekleştirilmesine karşıyım. yukarıda jeoleji mühendisi arafından da gerekli açıklamalar yapılmış olup kendisine katılıyorum.  
Bulunduğumuz bölgenin jeolojik yapısı tünel açılması için uygun değildir.  
Bu bölge tamamen yamaç ve gevşek bir zeminden oluşmaktadır. Bu nedenle bu noktada tünel açılması mümkün olmadığını düşünüyorum. 
Burada yapılacak çalışmada büyükolasılıkla derin kazımlar ve büyük boru gömülmesi gibi bir uygulama yapılacaktır.Yapılacakkazı ve uygulama neticesinde çevreye verilecek zaralar göz önünde bulundurulmuş mudur?  
Bu da bu kesimde geniş bir sahada kamulaştırma yapılmasını gündeme getirecektir.Arazi sahibi olarak bu projenin 
daha uygun bir yerde yapılması ancak gerekli çalışmaların titizlikle yapılması,başkalarının ekonomik çıkarları için kimsenin yerine göz dikilmemesi gerektiği kanısındayım.  
buprojeyi ortaya koyacakların bunları iyi düşünmesi gerekmektedir.
Yazan Kenan
24-03-2009 13:26
hes
Kurulması düşünülen Hidro Elektrik Santrali yöremizin turizim ve doğal dokusunu bozacağı bir gerçektir.Proje kapsamında Regular,santral binası iletişim kanalları,cebri borular ,tüneller için açılması gerekli ulaşım yolları eğimi % 70 lere varan yöremizde bitki örtümüze ve arazilerimize çok ciddi boyutlarda zarar verecektir. 
Ayrıca Çok dar bir vadi içerisinde yer alan yerleşim yerimizden geçmek zorunda olan yüksek gerilim hatlarının yaydığı radyasyonun bölgede uzun vadede çok ciddi olumsuzluklar yaşatacağı açıktır. 
deresi akmayan ,doğası bozulan her tarafı elektrik ağı gibi örülmüş bir yörede yaşamak istemiyoruz.Tahrip edilmemiş bu doğa harıkası üzerinda yapılması planlanan bu hidroelektrik santralini yöre halkı olarak istemiyoruz.Başta çevre ve orman bakanlığı yetkililerini konu ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini duyarlı olmaya davet ediyorum.Saygılarımla
Yazan remzi

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >

Sayfayı paylaşın