Skip to content
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size blue color orange color green color

ANASAYFA arrow GÜNCEL > arrow Duyurular arrow Vefat duyuruları arrow Hacı Katip Düzgün'e
Hacı Katip Düzgün'e Yazdır E-posta
Yazar Hasan Düzgün   
Hacı Katip Düzgün
İnsan doğduğunda emekler, sürünür, tutunur ve nihayetinde yürümeye başlar. Yürümeye başladığı gün ile öldüğü gün arasında dünya meşakkati ile geçer ömür. Bu Allah’ın insana biçtiği yol haritasıdır. Bu durum yeryüzünde yaşayan herkes için geçerlidir. 
 
Yakın zamanda babamı kaybettim. Beni en çok iki eşyası etkiledi ve düşündürdü; Bastonu ve Ayakkabıları. Doğduğunda sadece birisine ihtiyaç vardı ancak zaman ihtiyaçları arttırarak devam etti. İlaçlarını unutup içmediği zaman “Sonra içerim” dese bile büyük sorun yaratmazdı. Ama hareket edeceği zaman ilk ihtiyaç duyduğu ve bir ömür onunla yaşamak zorunda olduğu bastonu olmasaydı yerinden kalkamazdı. Bana baston al dediği gün, babamın yaşlandığını anladım. 
 
Babanın merhameti olmadan hiç birimizin yaşama gücü olamazdı. Çocuğu büyüten onu yaşama bağlayan temel iki söz vardır. Annenin şefkati, Babanın merhameti. Ayakkabıların ve bastonun onsuz kaldığını görünce o bastonun bir gün beni beklediğini düşündüm ve ona ne kadar ihtiyaç olduğunu yeni fark ettim. Yaşlanıyor muyum diye kendime sormadan edemedim. Kim bilir her birimizin hayatında vardır bu hikaye ve farkında olmadan yaşarız bunları. Oysa yaşlılarımızın kendi dünyalarında barındırdığı karşılık gelecekte hepimizin ihtiyacıdır. Onların resmini çekip herkesle paylaşmak istememin nedeni onların bundan böyle sahipsiz ve mahsun kalmalarıdır. Onları gördükçe gözlerim nemlenir, duygu yoğunluğu yaşarım. Babamın onlarla dertleştiğini zaman zaman onlara kızdığını duyar gibiyim. 
 
Ayakkabının kahpesi insanı topuğundan vurur.  Her yeni ayakkabı aldığımızda bunu yaşarız. Sonra alışırız ona ve eskidikçe ömrümüzden yılları alıp götürdüğünü görmeyiz. Yenisini alırız ve zamanı geldiğinde bir gün onlar da eskir ve o halleriyle kalırlar o gün öldüğümüz gündür. Kim bilir bu yazı belki de bir zaman sonra oğullarım veya kızım tarafından redakte edilerek tekrar yazılacaktır. O gün ben olmayacağım ve benim bastonumla ayakkabılarımın mahsun ve bensiz resimleri buralarda yer alacaktır. Umarım yaşlı baba ve annesi olan dostlarımız yaşadığım bu duyguları dikkate alarak baba ve annelerine daha yakın ilgi içinde olurlar. Babamın ölümünde yakın ilgilerini esirgemeyen, cenazesine katılan ve telefonla arayarak acımızı paylaşan tüm dost ve arkadaşlara sonsuz teşekkür ederek ailece hepinize saygılarımı sunarım.

Hasan düzgün


Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 1113

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >

Sayfayı paylaşın