Skip to content
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size blue color orange color green color

ANASAYFA arrow KÜLTÜR >
Yorum bildir

Sistem yöneticisine bu yorumu gönderdiğiniz için teşekkürler.
Lütfen bu kısa formu doldurun ve bildirinizi iletmek için Gönder düğmesine basın.

İsim:
 
E-posta:
 
Bu yorumu bildirme nedeni:
 
 
 

Yorum için sorular
25-06-2008 02:22
RUMCA
İlk olarak site adminine bu yazıyı(her ne kadar orijinal halinden farklı olsada) yeniden yayınladığı için teşekkür etmek istiyorum ; sanırım sitede bir ara yaşanan bir problemden dolayı bu yazı kaldırılmıştı.Üzerinden bir yıl geçti ilk yazdığım yazının ancak bu süre içerisinde yazılanları okuyamadım dolayısıyla cevap yazamadım. Ancak şunu gördüm ki bu konu sitede en çok okunan konular arasında ki buda insanlarımızın bu konuda ne kadar duyarlı olduklarını ve gerçekleri görmek istediklerini gösterir. Gönül isterdiki bu konu, sadece en çok okunan konu degil aynı zamanda en çok yorum yapılan konu olsun . Herkes bu konu ile ilgili fikrini bildiklerini paylaşsın, umarım yakın zaman zarfında buda gerçekleşir. Bu bağlamda yorum yapanlarada çok teşekkür ederim. 
Öncelikle onur arkadaşımın sorusuna yanıt vererek genel olarak sorulanlara cevap vermek istiyorum. Sayın onur arkadaşımız bir sözlükten bahsetmiş. Üzülerek söylüyorumki tamamen Rumca hazırlanmış bir sözlük mevcut değildir. Ancak dilimize hangi kelimelerin girdiği konusunda ise şunu söyleyebilirim ,Türkçe kelimeler haricinde ki kelimelerin tamamı Rumca dır. 
Sayın Mehmet akyüz , dilimizin sadece %20 sinin Latince olduğunu söylemiş. İlk olarak Rumcanın veya yunacanın Latinceyle hiçbir alakası olmadığını hatırlatmak isterim. Latin kelimesi ile konumuzun uzaktan yakından alakası yoktur. Ama yinede bu kanıya varmasını sağlayan araştırmalarını bizimle paylaşmasını çok isterim. Ve son olarak ta hakan türk ün yaptığı yorum hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. Yazımda ısrarla belirtmeme rağmen sanırım yine bir ön yargı var . Arkadaşlar bu konu hakkında konuşmak misakı milliye karşı gelmek, misakı milliye aykırı bir düşünceye hizmet etmek anlamına gelmez. Biz burada sadece konusulan dilin kökenini bulmaya calısıyoruz vatanı bölmeye deil. Yıllarca herkesin alışılagelmiş şu lafı kullanmasının ne kadar saçma olduğunu görelimartık . Dış güçlerin oyunu!!! . Sormak istiyorum bu nasıl bir oyundur ve neden bu oyunu bozmak için bir sey yapmıyorsun yada bi açıklarmısın bana nedir bu oyun bunu kim oynuyor. Dış güçlerin oyunu deyip işin içinden kolayca çıkma yolunu ne zaman bırakıcaz millet olarak. Bizde bu düşünce tarzı varken dış güçlere gerek yok biz kendi kendimize yeteriz. 
Konuyu fazla dağıtmadan asıl konumuza dönmek istiyorum. Rumca ve yunanca geçen defada belirttiğim gibi asl olarak birdir. Yunanistanda konuşulan dille bizim konuştuğumuz dilin aynı olmasını beklemek çok mantıksızdır. Zira bırakın burada konuşulan dil ve yunanistanda konuşulan dilin aynı olmasını, aralarında sadece 3-5 km olan köyler arasında bile ne kadar farklılıklar vardır. Somut olarak örneklemek gerekirse şerahta ve tsuroşta yada harosta yada ogenede konuşulan Rumca %100 aynımıdır?? Kesinlikle hayır. Ki buralar iç içe sayılır. Tonyada konuşulan Rumca ise bizim çaykarada konuşulan Rumcadan bir o kadar farklıdır. O zaman yapılan yorumlardan yola çıkarak bu dillerinde birbirinden farklı olduğu sonucu çıkar.. peki ya bu doğrumudur? Sanırım bu bahsedileninde doğruluğunu kabul edecekler vardır aramızda. Onlarada şunu diyeyim vanda konuşulan Türkçe ve trabzonda konuşulan Türkçeyi bi kıyaslasınlar. 
Olayı biraz daha teknik açıdan incelersek, temel olarak şu farklılıklar mevcuttur. Tonya ve çevresinde konuşulan dil yunanistanda konuşulan Rumca ile bire bir uyum sağlamaktadır. Çaykarada konuşulan Rumca ise farklılık göstermektedir.yanlız bu noktada tekrar vurgulamak isterimki suan yunanistanda konuşulan dilden bahsetmiyorum yani nea ellenika (modern yunanca) ve pontiaka(ordaki Rumların ve bizim konuştugumuz Rumca diye bildiğimiz dil) köken olarak bir fakat tamamen aynı deildir. Pontiaka eski yunacadır (arhiya ellenika=antik yunanca). Caykarada konusulan Rumcada k harfi yoktur ama pontiakada ve yenı yunacada bu harf kullanılır. Bizde ise k yerine ç harfi kullanılır. Örnegin biz uceksero derken, pontiakada bu kiksero (tonyada da böyledir) yeni yunancada ise den ksero şeklindedir. Biz ertha çe,, derken onlar ertha ke.. derler. Bir başka farklılık az önceki örnekte olduğu gibi gelen ön eklerde ve son eklerde bir takım farklılıklar olmasıdır. Mesela biz olumsuzluk eki olarak u- kullanırken pontiakada ki-, modern Yunancada ise den- veya mi- kullanılır. Şimdi size sunu sormak istiyorum uçekseris hata, kikseris hata ve dekseris afta acaba birbirinden tamamen farklı kelimeler midir? Burada bir noktayı daha belirtmeden geçmek istemiyorum. Modern Yunancada bitmek kelimesi teliose demektir. Bizde ise bu kelime hiçbir anlam ifade etmemekle beraber bitmek eçirothen demektir ki bu kelimede Rumca yani pontiaka veya antik yunanca bilmeyen biri için hiçbir anlam ifade etmez. Oysa Antik yunancada(sadece pontiakadan deil turkiyede de birkaç üniversitede ders olarak var olan antik yunanca dan bahsediyorum) bitmek AKİRONO demektir. Ve şimdi tekrar ç k farklılığını hatırlatarak pontiakada ve tonyada bitmek kelimesinin kirono olduğunu belirtmek istiyorum. Sanırım bu kelimenin artık kökeninin ne olduğu anlaşılmıştır. Bunun gibi bizim kullanıp modern yunacada kullanılmayan bir çok kelime mevcuttur ,oysaki bu bizim kullandığımız kelimeler nasılki çok eski türkce kelimelerin günümüzde kullanılmayıp eski Türkçede var olması gibi, antik yunacada mevcuttur. Aynı şekilde bizim unutup veya hiç bilmediğimiz bir çok kelime vardir mesela potir=bardak.Örneklere devam etmek istiyorum. Konuşmak bizde bildigimiz üzere Türkçe kökenli olup ğonuşevo şeklinde kullanılmaktadır. Ancak yunanistanda(pontiakada),tonyada ,sürmenede ve ogenede kalaçevo veya sindişeno şeklinde kullanılmaktadır. Modern yunancada ise tamamen farklı olan milao konuşuyorum anlamında kullanılmaktadır. Ancak eskilerimiz sindiseno kelimesini konuşma anlamında kullanmasada Rumcaya daha çok hakim olan kadınlarımız ne konusuyosun anlamına gelen şu cümleyi kullanılar do sindişiya eftes. Ama asla uzungol ve civarında ela as sindisenume kullanılmaz bunun yerine ela as ğonuşevume denir. Birde olaya şu şekilde bakalım fiil çekimleri bizde şöyleyken gonuşevo,ğonuşevis,ğonusev,ğonusevoume,ğonusevite,gonuşevun e, yunacada isemilao,Milas,milai,miloume,milate,miloune şeklindedir. Sanırım benzerliği açık olarak görebilirsiniz. Biz egapose yada agapose derken yunacada bu sağapo şeklindedir. Bizde şimdi har yunacada ise tora veya şida olarak kullanılmaktadır . ama bu kelimelerde az önceki örnekte olduğu gibi eskilerimiz tarafında tam olarak şimdi kelimesinin karşılığı olarak kullanılmasada yakın anlamlarda kullanılarlar. Bir başka örnek ;nea yeni demektir, yazılırken nea olarak yazılan bu kelıme telaffuzda no(tam olarak bu deil ancak yazarken bu kadar yazabiliyorum) seklinde okunur,bu kelimeyi bilmemize rağmen do kathese omon nonifesa(yeni gelin)deyimini sanırım birçoğumuz biliriz . Bu örnekleri bu şekilde çoğaltmaya çalışsam sanırım bir kitap olur gönül isterki bunların tamamını yazabileyim ama bu ne yazıkki burada mümkün deil.ancak konu ile ilgili soru sormak isteyenler bana mail yoluyla ulaşabilirler. 
Yunanca gramer yapısı ve Rumca nın gramer yapısı ufak farklar dışında tamamen birebir aynıdır sadece kelime farklılıkları vardır. Rumcabilen bir kişi, 3-5 ay kısa bir sürede Yunancayı ana dili seviyesinde öğrenebilir ki bu sürede bir dili ana dil seviyesinde konusmanın mümkün olmadığını sanırım hepimiz bilmekteyiz. 
Son olarak sunu belirtmek istiyorum ki; sayın Mustafa öztürkün yaptığı hatanın aynısını yapmak niyetinde deilim . nasıl ki sadece sayılardan yola çıkılarak bir dilin kökeninin ne olduğu söylenemezse birkaç örnek kelimeylede bunu kesin olarak söylemek mantıksızlıktır. Ancak benim bu yazıyı yazmadaki amacım, az da olsa insanlarımızın ısrarla yunanca ile Rumca farklıdır demesine karşılık aslında çok farklı olarak bildiğimiz , iki farklı dil olarak ele aldığımız bu dillerin özünde bir olduğunu göstermek ve bunu kendi çabalarıyla anlamalarını sağlayabilmeleri için bir yol göstermektir. 
Tekrar tekrar belirtmem gereken son bir noktayıda vurgulayarak yazımı sonlandırmak istiyorum. Bende en az bu vatanda yaşayan birçok insan gibi Türkiye cumhuriyeti vatandaşıyım ve ülkemi en az onlar kadar seviyorum. Benim bu ülkeden başka vatanım yok ve gerektiğinde dedelerim gibi kanımın son damlasına kadar bu vatanı savunurum. Benim bu konuda yorum yapmam Rumca konusan bir birey olarak bu konu benide ilgilendirdiği için sadece insanlarımızın şu at gözlüklerini ,yıllardır onlara öğretilen lafları gevelemeyi, artık saplantı haline gelen dogmatik siyasi ideolojik düşüncelerle(ki ben bunlara ne siyasi nede başka hiçbir önem tasımayan hastalıklı düşünce diyorum) hareket etmeyi bir kenara bırakıp; bilimle akılla mantık çerçevesinde bu konuyu incelemelerini istemeden kaynaklanmaktadır.  
Sevgi ve saygılarımla 
Ömer SEZGİN 
Mail: oniron_61@hotmail.com

Sayfayı paylaşın