Skip to content
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size blue color orange color green color

ANASAYFA arrow KÜLTÜR >
Yorum bildir

Sistem yöneticisine bu yorumu gönderdiğiniz için teşekkürler.
Lütfen bu kısa formu doldurun ve bildirinizi iletmek için Gönder düğmesine basın.

İsim:
 
E-posta:
 
Bu yorumu bildirme nedeni:
 
 
 

Yorum için sorular
01-08-2013 20:28
Ha Rumca, Ha Latince
Değerli büyüklerim hepinize selam olsun. Uzungol.org sitesi eski bir site. Yıllar geçmiş yorumlarınızın üzerinden ve ben ancak bu başlığı şimdi gördüm ve bir şeyler yazma gereksinimi duydum. Yaşım 28 ben Abdullah ÖZEN. Uzungöl Büyük Köy Mahallesindenim. Yaptığınız yorumları görmek güzel. Birileri bu tarz konuların açılmasından rahatsız. Nedeni ise "ya bırakın biz rumuz,biz yunanız demeyi,biz türküz çok şükür" deyip geçmek isteyenlerde var.Birde "aslımız rumdur aslen,ama zamanla müslümanlığı benimseyip türkleşmiş bir milletiz şükür" diyen de bir kesim var.Kimiside "yahu ne bi anıtımız var,ne bir yazımız var, nede bir kayıt tarihimiz var...Boş verin gitsin... Kurcalamayın.. Diyor.. 
Bende de bu tarz merak olmadı değil tabiki. Sorduğumda iki yanlı konu çıkıyor ortaya. Ben ise tercihi tarihte olan konularla ve öğrenipte bildiklerimle arz etmek isterim. 
Yüce Osmanlı İmparatorluğu dönemde bildiğimiz gibi koskoca harita içerisinde bir tek göze batan yer Trabzon Rum İmparatorluğu idi. Burası da elbet fethedilecekti.. Nitekim plakamızı aldığımız o tarih ki ve o yüce insanki yıl 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet Han tarafından Trabzon fethediliyor. Osmanlında devşirme sistemi vardı. Bilmeyenler için : Devşirme Usulü ve Acemi Oğlanları 
Çeşitli hizmetlerde kullanılmak üzere Osmanlı tebaası bazı Hıristiyan çocuklarının toplanmasıdırIIMurat zamanında kanunlaştırılmıştırDevşirme kanununa göre devşirilen çocuklar önce Müslüman olur,adları Türkçe olarak değiştirilirdiBecerikli ve seviyeli olanlar saray için seçilirdi,diğerleri Türk köylerine dağıtılırdıTürk köylerine dağıtılan çocuklar Türk ailelerin yanında hizmet ederler,İslamiyeti ve Türkçeyi öğrenirler daha sonra acemi oğlanı yazılırlardı... 
Velhasıl Kelam Üstad Sultan Mehmet han Trabzonu Feth etmiş ve orada yaşayan pontus rumlarına İslam dinini benimseyip yaşamak isteyen var ise burada zarar görmeden yaşayabilir demiş. Benimsemek istemeyen de gemilerle burayı terk edebilir demiş. 4 TE 3 ü terk etmiş ve kalanlarda o bölgede müslüman olmuş. Devşirmeden gelen kişiler birde osmanlıda örneğin germiyanoğulları,aydınoğulları vs.. hep oğulları tarzında bir şehircilik sistemi vardı. Fethedilen bölgelerede ayrı ayrı şehirlerden birer veya daha fazla aile o fethedilen yere gönderilirdi. Trabzona da bildiğim kadarı ile bir aile soyu Kahramanmaraştan gelmiştir. Bu nedenle olsa gerekki Maraş caddedi bizde, maraşta da Trabzon caddesi olması bu nedenle olsa gerek. Değişik yerden gelen ailelerle kaynaşıp aynı dili,aynı dini,aynı kıyafeti,aynı suyu içmek bir bütün olmaktır. Kız vererek veya kızınla evlendirerek bu bölgede soy bu şekilde devam etmiştir. Çoğunluk Osmanlı insanındı.Kalan kesim müslüman olan rumlardandı. Bi manada melez gibiyiz ama anatomimize baktığımızda kafa tasındaki türklük kemiği ve ayak parmaklarımızdaki parmaklarımızın Orta Asyayı işaret etmesi türklüğümüzün ağır bastığına işarettir.  
Dil konusuna gelince. Siz feth eden olsa idiniz!!! Dil'in yazılı bir şeyini sağ bırakırmıydınız??? Eminim siz de bırakmazdınız. Ama bunlar Osmanlı Arşivinde muhakkak vardır. 
Dilin bölgesel farklılıklarına gelince çok doğal olduğunu karşılıyorum. Neden mi : Nörüyon diyen yozgatlıların veya sivaslıların bu kelimisinden ben Ne Örüyon anlamını çıkarırım. Oysa Ne Yapıyorsun diyor!!! Rumca dediğimiz o kelimelerdede bölgesel farklılıklar dan dolayı değişimler ve şive farklılıkları vardır. Diyeceksiniz hşa Uzungöl Ha Ogene Ha Tonya hepsi 100km. içerisinde. Evet ama o zaman ve o tarih içinde başka bir Pontus yoktuki örneğin Rize de vey Erzincanda. Alan ve coğrafya o kadardı. Türkiyedede biz nabaysın dediğimizde bizi kimse anlamaz. Bunlar doğal şeyler. Bu dilin özüne gelince. Yukardaki yorumlarda Ömer Bey güzel açıklamış ben onun kadar kronik bilgiye sahip değilim ama çok iyi bir mantık zekasınla olayı şöyle çözümleyebilirim. 
Konuştuğumuz dil Latincenin Özüdür. Latincenin tanımını wikipedia dan baktığımızda da bahsedilen zaman dilimi itibarı ile Sokrateslerin Aristotaleslerin zamanlarında kullanılan asıl dil! Örnek : Rüzgar ın rumcası : Anemo Rüzgarı ölçen alet : Anemometre 
Coğrafya-Fotoğraf vs. Ğraf kelimesinden başına meslek gelmesi ile oluşur. Bunun gibi yüzlerce bakılıp ta yazılabilir. Bizim kullandığımız dil Latincenin özüdür. Yunanistan da bu dili kullanıyordu.Sonradan dil lerinde yenilemeye gitmişlerdir. Selanik te kullanılır bu dil. Bizimkinle aynı olmasada onlar bizi iyi anlıyabiliyor. Bizde kelime bazınca anlayabiliyoruz.  
Şimdi isteyen ben rumum desin isteyen ben türküm desin. Tarihi olaylar bundan ibarettir. Zaman geçtikçe bu dilde azalmakta olsa bile Hırstiyanlar bu dili Türkiyenin en izlenme oranı yüksek dizilerde bu dili aynı bizim kullandığımız dilde çok açık kullanıyor. Onlar bizim oralı değil bile...Ama ben türklüğümle ve dinimle gurur duyuyor ve şükrediyorum. Hepinize selamlar saygılar.
Yazan KaRiZMa

Sayfayı paylaşın