Skip to content
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size blue color orange color green color

ANASAYFA arrow GÜNCEL > arrow Basında Uzungöl
Basında Uzungöl
Uzungöl Ördeklerin Barınma Mekanı Yazdır E-posta
Yazar Mehmet Ali DİLEK   

1361.jpg

Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Uzungöl bu günlerde soğuk kış günlerini yaşarken, ördeklerinde barınma mekanı oldu.

Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Uzungöl bu günlerde soğuk kış günlerini yaşarken, ördeklerinde barınma mekanı oldu. Uzungöl’ü ziyaret eden vatandaşlar yabani ördekleri seyretmekten büyük mutluluk duyarak yaban ördeklerini yemliyor.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 2179

Devamını oku...
 
Uzungöl ölmesin Yazdır E-posta
Yazar remziye aydın   

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Çevre Kolu Akademik Danışmanı Doç. Dr. Mehmet Tüfekçi, önemli turizm merkezlerinden Uzungöl'ün ölmek üzere olduðunu belirterek, ''Gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerekir'' dedi.

Doç. Dr. Tüfekçi, Uzungöl'ün koruma altına alınan çok önemli bölgelerden biri olduðunu hatırlatarak, şunları söyledi:

Yorumlar (2) | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 4319

Devamını oku...
 
Karadenizli Dursun'a gurbet zor geldi... O da Uzungöl'ün geçim kaynağı oldu Yazdır E-posta
Yazar remziye aydın   

Adı Dursun Ali İnan. Onun hikayesi aslında fıkralarda gizlenen zekâ dolu Karadeniz insanının girişimci ruhunun boyutlarını gözler önüne seriyor. O aslında Doğu Karadeniz’in turizm potansiyelini yıllar önce keşfetti. Karadeniz’in aşırı göç veren yıllarında o da Almanya’ya işçi olarak gitti. Tad vermeyince gurbet eller, 1974 yılında memleketine kesin dönüş yaptı. Kendi rotasını Uzungöl’de çizmeye başladı.

Yorumlar (2) | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 7627

Devamını oku...
 
Uzungöl'de imar tartışması Yazdır E-posta
Yazar remziye aydın   

Trabzon’un Uzungöl beldesindeki yeni imar planının konut yapımına engel olduğunu söyleyen yöre halkı, planda değişiklik istiyor. Halkın plansız yaşamaya alıştığını söyleyen Belediye Başkanı Mehmet Alibeyoğlu ise imar planını savundu. 

Yorumlar (7) | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 5242

Devamını oku...
 
Arap turistler Karadeniz'i istiyor; ama otel yok Yazdır E-posta
Yazar Abdullah Düzgün   

Sahilyolu'nun açılmasıyla birlikte ulaşım sorunu çözülen Karadeniz, şimdi turizmdeki sıkıntılara çare arıyor. Denizi, bozulmamış tabiatı, su sporlarına uygun akarsuları, yaylaları ve temiz havasıyla büyük bir potansiyeli barındıran bölge, altyapı yetersizliği yüzünden turistleri komşu ülkelere kaptırıyor. uzungol_zaman_gazatesi.jpg 
 
Uzungöl, Ayder Yaylası, Çoruh Nehri, Fırtına Vadisi, Zigana Geçidi, Sümela Manastırı gibi tabii ve tarihî güzelliklere ev sahipliği yapan Karadeniz, özellikle Arapları cezbediyor. Asya ve Uzakdoğu'dan gelenler de Karadeniz'i tercih edince talep patlaması yaşanıyor. Bunu dikkate alan yabancı tur operatörleri Trabzon, Samsun gibi illere charter uçak seferleri koymak istese de Türk seyahat acenteleri çaresiz. Turistleri ağırlayacak nitelikte otel olmadığı için taleplere olumsuz cevap veriyorlar.
Türkiye'de en önemli istihdam kollarından birisi olan turizm, doğrudan ve dolaylı yaklaşık 2 milyon kişiye iş imkanı sağlıyor. Ancak özellikle otellerin deniz, güneş, kum turizminin yaygın olduğu Antalya, Alanya gibi sahil bölgelerine yoğunlaşması dengesiz bir dağılımı da beraberinde getirdi. Tesisler arasındaki rekabet sonucu fiyatlar birdenbire düşünce otel sayısındaki fazlalık tartışılmaya başlandı. 2005 verilerine göre Türkiye'de Turizm Bakanlığı belgeli 2 bin 500'ün üzerinde konaklama tesisi ve 525 bin yatak kapasitesi bulunuyor.

Ancak tesislerin turistik merkezlere göre dağılımı incelendiğinde dengesizlik göze çarpıyor. Buna göre otellerin yatak kapasitesi Antalya'da 202 bin, İstanbul'da 53 bin, Muğla'da 77 bin, İzmir'de 25 bin ve Aydın'da 22 bin iken, geri kalan 76 şehirdeki tesislerde toplam yatak sayısı sadece 103 bin. Özellikle Karadeniz gibi potansiyelin yüksek olduğu bölgelerde en büyük sorun nitelikli konaklama tesislerinin azlığı. Karadeniz'de yaklaşık 20 bin yatak kapasitesinin büyük çoğunluğu pansiyon şeklinde. 4 ve 5 yıldızlı şehir otelleri daha çok iş ve toplantı amaçlı gelenlere hizmet veriyor. Yeni hedef pazarlar olarak adlandırılan Uzakdoğu, Ortadoğu ve Asya ülkelerinden gelen ziyaretçiler deniz, güneş, kum yerine yeşil alanların bol, havanın temiz olduğu yerlere gitmeyi tercih ediyor. Bu ülkelerden turist getiren seyahat acenteleri, sahil bölgelerine olduğu gibi Karadeniz'e de charter seferleri koymak istiyor; ancak konaklama konusundaki sıkıntılardan dolayı bu projelerini gerçekleştiremiyor.

'İmkan olsa hemen otel açarım'

Ortadoğu pazarına çalışan Heysem Tur'un sahibi Ayman Maslamani, 11 Eylül saldırılarının ardından ABD'ye ilgisi azalan, önyargılı yaklaşıldığı için Avrupa ülkelerine de gitmeyen Arap turistlerin Türkiye'ye yöneldiğine dikkat çekiyor. Talep üzerine Antalya, Marmaris, Bodrum gibi sahil bölgelerine birkaç yıldır charter uçak seferleri koyduklarını ve her hafta uçak dolusu turisti bu bölgelere getirdiklerini kaydeden Maslamani, şöyle konuşuyor: "Arap turistler Uzakdoğulu turistler gibi daha çok tarihi, kültürel ve yeşilliği bol mekânlara gitmeyi tercih ediyor. Sahile gidenler, artık başka yerler arıyor. Karadeniz'in ününü duydukları için bu bölgelere gelmek istiyorlar. Birlikte çalıştığımız Arap seyahat acenteleri, müşterilerinden Karadeniz'e yönelik yoğun talep geldiği için bu bölgeye charter uçak seferleri koymayı teklif ediyor. Ancak 3 yıldız ayarındaki, yatak kapasitesi çok az olan pansiyonların dışında alternatif olmadığı için bu teklifi geri çeviriyoruz. Eğer imkanım olsa bir dakika durmaz Karadeniz'e 4-5 yıldızlı otel kurarım." Tur operatörlerinin charter seferlerini mecburen Karadeniz'e sahili bulunan Bulgaristan gibi komşu ülkelere yönlendirdiğine dikkat çeken Maslamani, bölgedeki mevcut pansiyonların birçoğunda da tur döneminde yer bulamadıklarından şikayet ediyor. Sıcaktan şikayet eden Arap turistlerin, Karadeniz'de yazın bile gece 10'lara düşen sıcaklıktan çok hoşlandığını söyleyen Maslamani, "Bu bölgede kışın Türkleri, yazın yabancıları ağırlayacak, 12 ay çalışacak lüks tesisler kurulabilir. Geliri yüksek Arap turist Karadeniz'e iyi para bırakır. Yatırım olursa charter seferlerine hemen başlarız." diyor.

Mercan Turizm'in sahibi Cüneyt Mengü de iklim ve tabii güzellikleri sebebiyle Karadeniz'e talebin çok yüksek olduğunu vurgularken, konaklama tesisi yetersizliğinden dolayı buna cevap verememekten yakınıyor. Özellikle Kuveyt'ten gelen turistlerin Karadeniz'e ayrı bir ilgisinin olduğunu ifade eden Mengü, Karadeniz'e Ortadoğulu müşterileri için bir haftalık veya 15 günlük turlar düzenlemek istiyor. Samsun'dan Artvin'e kadar sahil bölgelerindeki güzelliklerin gösterilmesini sağlayacak turlar için tek engel otellerin yetersizliği. Mengü, gelir seviyesi oldukça yüksek olan turistlere hitap edecek tesisler yapılmasının şart olduğunu ifade ediyor.

Yayla turizmi için 22 merkez kurulacak

Turizm Bakanlığı, 2023 Turizm Stratejisi Eylem Planı'nda özellikle Karadeniz'de yoğunlaşan yayla turizmi için çeşitli projelere yer veriyor. 22 yayla turizm merkezi için düşünülen plan kapsamında Karadeniz'de yatak kapasitesinin 20 binden 40 bine çıkarılması da hedefleniyor. Yayla turizminin altyapısının geliştirilmesi ve niteliğinin artırılması için yapılacaklardan bazıları şöyle: Kitle turizmi olarak kullanılacak alanlarda fiziksel planlama çalışmalarına zemin oluşturacak kadastro çalışmalarının tamamlanması. İmar ıslah planları hazırlanarak gerektiğinde kamulaştırma ile ihtiyaç duyulan altyapının bitirilmesi. Tabiat turizmi alanlarında çevre düzenlemesi yapılması.

Yatırımcılar, teşvik vermesini istiyor

Turistik Otelciler ve Yatırımlar Birliği Başkanı Timur Bayındır, yoğun turist akışı sebebiyle yatırımcıların sahil bölgelerine otel yapmak için yarıştığını, Karadeniz gibi bölgelerin ihmal edildiğini kaydediyor. Dünyada turizm hareketlerinde tabiî güzellikler, yayla, kültür gibi farklı alanların da ön plana çıktığına dikkat çeken Bayındır, Karadeniz'in önce cazip hale getirilmesi için tesis inşa edilmesini istiyor. Bayındır, yatırımcıların bir yere tesis kurarken ilk yatırım maliyetinin önemli olduğunu, bu sebeple Turizm Bakanlığı'nın sahil bölgelerinde olduğu gibi Karadeniz'de de yatırım yapacaklara cazip teşvikler sunması gerekliliğinin altını çiziyor.

Ziyaretçi sayısındaki artış işsizliğin tek çaresi

İki yıl içinde işlenen Rahip Santoro ve Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayeti, gözlerin Karadeniz Bölgesi'ne çevrilmesine sebep olmuştu. Her iki cinayet de Trabzonlu yaşı küçük gençler tarafından işlenmişti. Araştırmalarda, bölgede işsizlik oranının yüksek olması sebebiyle çetelerin gençleri etkisi altına aldığı ortaya çıkmıştı. Tarım dışında ciddi istihdam kapısı olmayan bölgenin turistik potansiyelinin kullanılıp tesislerin inşası halinde gençlere iş imkanı sağlanacağı belirtiliyor. >

Alıntı: İsa Sezen (Zaman Gazetesi)


 

Yorumlar (1) | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 13493

 
Uzungöl'le doğal hayat da temizlendi Yazdır E-posta
Yazar Abdullah Düzgün   

Trabzon’un ve Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden olan Uzungöl’ün temizliği sırasında doğal hayatın dikkate alınmadığı belirtildi.

TRABZON - Uzungöl’ün bitki türlerinin yanı sıra ördekleriyle, alabalıklarıyla ve diğer bütün canlı türleriyle bir bütün olarak düşünülmesi gerektiğini belirten KTÜ Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şağdan Başkaya, “gölün böyle birden bire derinleşmemesi ve kenarlarda doğal hayat için sığınak olan sucul bitkilerden belli oranlarda bırakılması gerekirdi” dedi

Her yıl on binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği, onlarca tesisin bulunduğu, Soğanlı Dağları’nın eteğinde ve denizden 1100 metre yüksekte bulunan, ormanlarla çevrili Uzungöl, bölgenin turizmdeki en önemli alanlarından birisi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Yaban Hayatı Uzmanı Doç. Dr. Şağdan Başkaya, Türkiye’nin önemli korunan alanlarından olan Uzungöl’ün, bitki örtüsü ve yaban hayatı bakımından zengin bir yapıya sahip olduğunu belirtti. Başkaya, Uzungöl’ün 1989 yılında “Tabiat Parkı” olarak ilan edildiğini ve göl ve çevresini içine alan alanın aynı zamanda “Özel Çevre Koruma Bölgesi” olarak ayrıldığını hatırlattı.

Uzungöl’ün, Türkiye’nin en önemli sorunlarından birisi olan erozyon tehdidi altında olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Başkaya, şöyle devam etti:
“Zaten bir heyelan ile oluşmuş göl bu defa yine heyelanlar, toprak kaymaları ve küçücük toprak parçacıklarının yağışlar başta olmak üzere çok çeşitli etmenlerle taşınması sonucu dolma tehlikesiylekarşı karşıya kalmıştır. Yine zaman içerisinde taşınmış toprak ile dolmaya yüz tutan göl, yöre vatandaşlarının saz dediği başta at kuyruğu, hasır otu, aklar otu ve su sazı gibi sucul bitkilerle neredeyse tamamen kaplanma tehlikesiyle karşılaşmıştır. İşte bu sırada, sürekli denizlere doğru taşınan ülkemizin toprakları ile dolanve sonra da bitkilerin kapladığı gölün temizlenmesi için seferberlik başlatılmış ve gölü kurtarmak için girişimlerde bulunulmuştur.”

“PEK ÇOK KUŞ VE BALIK TÜRÜ, GÖLÜN TEMİZLENMESİNDEN KARLI ÇIKMADI”
Uzungöl’ün kurtarılması için insanların hassas olmalarının çok sevindirici olduğunu kaydeden Doç. Dr. Başkaya, “Ancak zamanla dolan ve yüzeyini sucul bitkilerin kapladığı Uzungöl’ü yurt edinen ve sayıları gittikçe artmakta olan, gölün sembolü olma özelliğini kazanan yeşilbaş ördekler başta olmak üzere pek çok kuş ve balık türü, gölün temizlenmesinden pek de karlı çıkmamışlardır” dedi.

Temizleme işleminde, göldeki sucul bitkilerin arasında yuvalanan, yavrulayan, düşmanlarından buraları kullanarak saklanan ve aynı zamanda buralarda beslenen yeşilbaş ve diğer birçok kuş türüne yetecekkadar sucul bitki örtüsü bırakılmadığını ifade eden Başkaya, şöyle devam etti:
“Gölün kenarları bile gölün ortasındakine yakın bir derinliğe kavuşturulmuştur. Gölün böyle birden bire derinleşmemesi ve kenarlarda doğal hayat için sığınak olan sucul bitkilerden belli oranlarda bırakılması gerekirdi. Gölün temizlenmesi sırasında gölün bir kenarında üzerindeki ağaçlarla küçücük bir adacık olarak bırakılan kısmın etrafında bile sucul bitki bırakılmaması bu konudaki önemli bireksiklik olarak görülmektedir. Bu arada bir diğer önemli sorun ise hidroelektrik santrallerinin barajları, sulama barajları gibi Uzungöl’ün dolmasını geciktirmek üzere Demirkapı Deresi üzerine yapılan savaklardır.”

“BOŞ BİR SU KÜTLESİ OLARAK UZUNGÖL DOĞAL BİR GÜZELLİK OLMAZ”
Başkaya, savaklarda balık merdivenlerinin yapılmıyor olmasının önemli bir eksiklik olduğunu da kaydederek, “Zira, böylece göç eden balıklarımızdan dağ alasının yolu üzerine, aşılması çok zor olan engeller yerleştirmiş oluyoruz. Uzungöl’ün hemen yukarısında bulunan savaklarda da deniz yönünden dağlara doğru göç eden dağ alalarının savağın aşağısından sıçrayıp yukarıya atlayamamalarını ve orada tükenmelerini, burunlarını betona çarpıp suya düşmelerini birçok kişi izlemiştir” diye kaydetti.

Doç. Dr. Başkaya, Uzungöl’ün en iyi şekilde korunup gelecek nesillere bırakılması gerektiğini vurgulayarak, “Uzungöl bitki türlerinin yanı sıra ördekleriyle, alabalıklarıyla ve diğer bütün canlı türleriyle bir bütün olarak düşünülmelidir. Aksi taktirde boş bir su kütlesi olarak Uzungöl zaten doğal bir güzellik olamayacaktır” dedi.

 Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 6843

 
Uzungöl'de her eve bir itfaiye Yazdır E-posta
Yazar Abdullah Düzgün   
Türkiye'nin ve Trabzon'un en önemli turizm merkezlerinden olan ve yüzün üzerinde tescilli evin bulunduğu Uzungöl'de, mahallelere yangın dolapları kuruldu. Uzungöl'de bulunan yerleşim yerlerinde tescilli ahşap binalar olduğunu, bu binaların yörelerine gelen yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çektiğini ifade eden Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl Beldesi Belediye Başkanı Mehmet Nuri Alibeyoğlu, “Bu binalar koruma altında. Fakat en ufak bir ihmal sonucu çıkabilecek yangında, 5 dakika içerisinde yanar” dedi. Bir evin yanmasının diğer evlerin de yanmasına neden olabileceğine dikkati çeken Alibeyoğlu, şunları kaydetti: “Beldemizde bulunan evler birbirine çok yakın. Bunun için belediye olarak uzun süren çalışma yaptık. Olası bir yangına karşı mahallelere yangın dolapları yerleştirmeye karar verdik. Bu dolaplar içerisinde bulunan su hortumlarıyla hangi mahallede yangın olursa olsun, bir eve 2 ayrı noktadan anında müdahale yapılabilecek. Bunun için tüm önlemler alındı. Her yerleşim yerinde 150 metrekarelik alanlar içerisine 200 metrelik borular konuldu.” Beldede 65 yangın dolabı kurduklarını, ocak ayı içerisinde 75 tane yangın dolabı kuracaklarını belirten Alibeyoğlu, böyle bir uygulamanın Türkiye'de ilk defa bir belediye tarafından yapıldığını söyledi. 135 tane tescilli evin bulunduğu beldede turistik tesisler ve pansiyonlar da tamamen ahşaptan yapılmış.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 5519

 
BÖLGEMİZDEN HABERLER Yazdır E-posta
Yazar Mustafa ÖZTÜRK   

 U Z U N G Ö L

İli : Trabzon Nüfusu : 4.707 Alanı : 149.12 km2

07.01.2004 tarih ve 2003/6692 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit ve ilan edilmiştir.

Uzungöl Özel Çevre Koruma Bölgesi; Trabzon ili, Çaykara ilçesi 1 belde 3 köyden oluşmaktadır. Trabzon'a 99 km ve Çaykara ilçesine 19 km uzaklıkta, deniz seviyesinden 1090 m yükseklikte bulunan Uzungöl, dik yamaçları ve muhteşem orman örtüsü ile Alplerin güzelliğini geride bırakmaktadır. Vadinin ortasında bulunan ve yamaçlardan düşen kayaların Haldizen Deresi'nin önünü kapatmasıyla oluşmuş göl, "Uzungöl" olarak bilinir ve çevreye aynı ad verilmiştir. Özellikle yakınındaki "Şerah" köyünün yöreye uygun tarzda yapılmış eski ahşap evleri, doğanın güzelliğini tamamlar özelliktedir.

Yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çeken Uzungöl, sahip olduğu turistik potansiyeli bakımından çok zengindir. Çevrede trekking, kuş gözlem, botanik amaçlı turların yanı sıra daha yükseklerdeki dağların arasındaki göllere veya yakınlardaki Şekersu, Demirkapı, Yaylaönü gibi diğer yaylalara geziler düzenleme olanağı vardır. Yaban hayatı bakımından Uzungöl çevresindeki dağlarda ayı, kurt, yaban keçisi, tilki, kafkas dağ horozu gibi çeşitli hayvan türleri barınmaktadır.

Haldizen Deresi vadisinde, heyelan sonucu dere yatağının tabii baraj şeklinde kapanması sonucu oluşan göl, çevresindeki ladin ormanları ile çekici bir peyzaj sergiler. Göl kıyısında yer alan Uzungöl yerleşmesi Belediye teşkilatına sahip olup, alt yapı çalışmaları devam etmektedir. Trabzon'dan ulaşım, Çaykara'ya kadar 76 km, asfalt ve sonra da 19 km'lik stabilize yol ile sağlanmaktadır. Çaykara Uzungöl yol bağlantısının ıslah edilmesi gerekmektedir.

Gölün su sathı, mevsiminde gelen su miktarı ile bağımlı olarak cüzi farklılıklar gösterir ise de, genelde boyu 1000 metre, eni 500 metre, derinliği ise 15 metre civarındadır. Gölde alabalık yaşamaktadır. Belediye tarafından hazırlanmış 1/ 2000 uygulama imar planı bulunduğu ifade edilen yerleşmede; geleneksel ahşap yayla yapılarının kuzeybatı yönündeki çayırlık yamaçlardaki konumundan, beton yapılarının kuzeybatı yönündeki çayırlık yamaçlardaki konumundan beton yapılar şeklinde göl kıyısına inmekte olduğu müşahede edilmiştir.Turizm Merkezi olarak belirlenen alanın ilgi odağı olan göl çevresinde topografya, yerleşme alanını sınırlamaktadır.

Bu nedenle kuzeybatıda belirlenen turizm yerleşme alanları ise kot farkı nedeniyle daha düşük rakımlarda kalmaktadır. Bu alanlarda yer alması düşünülen konaklama tesislerinin göl ve civarını günübirlik aktiviteler için yoğun şekilde kullanmak isteyecekleri muhakkaktır. Bu durumda, Turizm Merkezi olarak gelişmesinin sağlıklı ve başarılı olabilmesi için göl çevresindeki yapılaşmanın kesinlikle kontrol altında tutulması gerekmektedir. Gölün Çaykara yönünden girişi bugünden büyük yapılarla (cami ve okul) kapatılmış durumdadır. Güneydoğuda yer alanda ise yapılaşma hızla artmaktadır.

Halen gölün güneyinde, Haldizen deresi yanında yer alan özel sektör tarafından yapılmış bulunan 52 yatak kapasiteli ahşap bungalovlardan oluşan tesis başarılı bir uygulama olarak dikkat çekmektedir. Güneye doğru uzayıp giden Haldizen deresi vadisi büyük doğa zenginliklerine sahiptir. Uzungöl'e yaklaşık 10 ile 20 km mesafede dağların yüksekliklerinde yer alan 10' kadar ufak göl yöredeki aktivite zenginliğini arttırmaktadır. Uzungöl'e bugün bile yabancı gruplar gelerek mevcut tesiste konaklamakta ve güneydeki göllere doğa içinde yürüyüşler yapılmaktadır.

 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 7673

 
Uzungöl günde 4.500 turisti ağırlayabilecek Yazdır E-posta
Yazar Abdullah Düzgün   

     Trabzon'un Uzungöl Beldesi Belediye Başkanı Mehmet Nuri Alibeyoğlu, Uzungöl Belediyesi Planlama ve Proje Uygulamaları Termin Planı'nda yer alan işler tamamlandığında, Uzungöl'ün günlük 4 bin 500 turisti ağırlayabileceğini söyledi. 

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 4225

Devamını oku...
 
Trekking meraklılarına bulunmaz cennet Yazdır E-posta
Yazar Abdullah Düzgün   

 TrekingDik yamaçlardan düşen kayaların Haldizen Deresi'nin önünü kapatmasıyla oluşan Uzungöl, rüya gibi bir tablo yaratıyor vadide. Koskoca bir yayla, eteğindeki taşları dökmüş, dökmüş de; bir avuç suyu kendisine saklamış gibi...

Karadeniz'in başdöndüren yeşil örtüsünün kucağında duru, bir avuç su... Yörenin vazgeçilmez simgesi iki minarenin suda uzadıkça uzayan silüeti... Yorgun dağların tepelerinde süzülen nazlı bulutlar ve çok şükür fazla betonlaşmamış bir doku... Uzungöl; yanıbaşınızda ama ulaşılmaz, güzel ama mütevazi, davetkar ama tutucu...

Sanki yeşil bir örtüyü aralamış da, gizli-sakli tutulan bir mücevheri seyrediyormuş gibi bir duyguya kapılıyor insan. Hem hayranlık, hem telaş, hem "yakalanma" endişesi... Hani çok seyrederseniz; kaçıverecek, kapanıverecekmiş gibi... Dik yamaçlardan düşen kayaların Haldizen Deresi'nin önünü kapatmasıyla oluşmuş göl, binlerce yıllık bir devinimin ürünü. Sanki koskoca bir yayla, eteğindeki taşları dökmüş, dökmüş de; bir avuç suyu kendisine saklamış gibi...

Her anı değerlendirmek gerek; birdenbire sicim gibi yağmurlar düşebilir, bembeyaz sisler inebilir, o durgun sular görünmez oluverir... Gözler, Uzungöl'deki bu tarifsiz tabloya alışınca, Karadeniz'in oksijeni giriyor devreye. Alışılagelmedik bir ritim başlıyor göğsünüzde; serin, ferah ve düzenli nefesler... Gölün etrafında tur atmaya hazırsınız artık!

Yorumlar (5) | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 6030

Devamını oku...
 

Sayfayı paylaşın